MAHKEMESİ : KONYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/12/2007
NUMARASI : 2007/456-2007/502
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı; 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, imar uygulaması sonucu 27115 ada 2 ile 27116 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara pay verildiğini, idari işlemin iptali için dava açtığını ileri sürerek, tapu iptal ve eski kadastral hale dönülme isteğinde bulunmuştur.
Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; davaya bakmaya idari yargı görevli olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar; davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, kadastral parselin ihyası isteğine ilişkindir.
Mahkemece, yargı yeri farklılığı gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının maliki bulunduğu kadastral parselin imar şuyulandırılmasına tabi tutulduğunu ve yeni imar parsellerinin oluştuğunu, oysa imar işleminin iptali konusunda idari yargıda açılan ve derdest olan davanın varlığını ileri sürerek, eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten de, davacının idari işlemin iptali konusunda davacı tarafından Konya 2. İdare Mahkemesinin 2007/565 esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve davanın derdest bulunduğu sabittir.
Eldeki davadaki istek, idari işlemin iptali ile ilgili olmayıp, sicil kaydının düzeltilmesine yöneliktir. Bu tür isteklerin ise, çözüm yerinin genel mahkemeler olduğunda şüphe yoktur.
Hemen belirtilmelidir ki, idari yargı yerinde görülen dava kabulle sonuçlanıp, kesinleştiği takdirde imar parselinin dayanağı idari işlem ortadan kalkacağından kaydın Türk Medeni Kanununun 1025.maddesi gereğince yolsuz duruma düşeceği ve kadastral parselin geometrik ve hukuki durumuna dönülmesi gerekeceğinde ve bunun da eldeki dava ile mümkün olduğunda kuşku yoktur.
O halde, mahkemece idare mahkemesinde açılan davanın eldeki dava bakımından bekletici mesele sayılması ve orada verilecek kararın niteliği ve sonucu gözetilmek suretiyle eldeki davanın karara bağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.11.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy