MAHKEMESİ : BOLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/07/2008
NUMARASI : 2008/57-2008/216
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, iştirak halinde maliki bulundukları 652 parsel sayılı taşınmaza davalının satın alma yoluyla edindiği 651 nolu parsel üzerindeki binanın taşkın olduğunu, taşkın yapı nedeniyle taşınmazlarını kullanamadıklarını ileri sürüp, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemişlerdir.
Davalı, karşı davasında; davacılardan N.ve Ş.'nin evde bedelsiz oturmalarına izin verdiğini, yapının değerinin arsa değerinden fazla olduğunu, dava konusu evin murisleri tarafından iyiniyetle yapıldığını ileri sürüp tecavüzlü kısmın bedeli karşılığında adına tescilini isteyerek asıl davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının davacılar taşınmazına bir tecavüzü bulunmadığı, taraflardan önce yapılan tecavüzlü binanın davacı N.tarafından kullanıldığı, davalı karşı davacı A.in binanın tecavüzlü olduğunu bile bile aldığı, iyiniyetli olduğunun söylenemeyeceği gerekçeleri ile davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım, ecrimisil karşı dava temliken tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece her iki davanın da reddine karar verilmiştir.
Davacılara ait 652 sayılı parsel üzerinde bulunan davalıya ait taşkın binanın davalı parselinde kalan bölümüyle birlikte davacı N.tarafından kullanıldığından mahkemece ecrimisil isteminin reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Öyleyse davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine,
Davacıların diğer temyiz isteklerine gelince; teknik bilirkişi rapor ve krokisinde 652 parsel içerisinde (A) harfi ile gösterilen ve davacılar parselinde kalan taşkın yapı her nekadar davalı tarafından eylemli olarak kullanılmamakta ise de sadece taşkınlığın bulunması bile haksız fiil niteliğinde olup elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulü için yeterlidir.O halde bu yönler itibarı ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacıların temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.11.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy