MAHKEMESİ : KAŞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/10/2006
NUMARASI : 2005/97-2006/246
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, miras bırakanları A.İ.ın adına kayıtlı 333 parseli mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalı K.'e temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve pay oranında adına tescilini istemiştir.
Davalı K., davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise davalı D.'un taşınmazını haksız olarak kullandığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleştirilen davanın ise davalı D.un taşınmazı miras bırakandan kiraladığı gerekçeleri ile reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı (karşı davacı) K.S.a tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değerden reddedilip, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, birleşen dava ise çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 333 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu davalı K. ile birlikte daha sonra davaya dahil edilen H.'in taşınmazda paydaş oldukları, davalı D.un taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, ancak taşınmazı tasarruf ettiği, öte yandan, 333 parsel sayılı taşınmazın öncesinde davacı Y.'ın miras bırakanı A.İ.'a ait iken hile yoluyla K.'e intikal ettirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, miras bırakan A.İ. tarafından K.'e yapılan temlikin bağış niteliğinde olduğu ve 1.4.1974 tarih 1/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının bu işlemde uygulanmayacağı kabul edilmek suretiyle, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı Y...'ın temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davalı K.'in temyiz itirazlarına gelince; yukarıda değinildiği üzere taşınmazı kullandığı anlaşılan davalı D.un taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, ancak taşınmazı davacı (k.davalı) .in miras bırakanı A.İ.dan kiralamak suretiyle kullandığını savunan D.'un savunmasına mahkemece değer verilerek elatmanın önlenmesi davasının reddine karar verilmiştir. Başka bir ifadeyle davalının taşınmazda kiracı olduğu kabul edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; kiracılık ilişkisi hukuki bir eylem değil bir işlemdir. O halde, HUMK 288 ve 290. maddeleri gereğince kiracılık ilişkisine ilişkin savunmanın yazılı bir belge ile kanıtlanması zorunludur. Oysa, davalının iddiasını böylesine bir belge ile kanıtlamış değildir.
O halde, davalının savunmasına itibar edilemez. Kaldı ki, yapıldığı savunulan kira sözleşmesine de icazet verilmiş de değildir.
Buna göre, açılan elatmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı (karşı davacı) K.'in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlere hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 1.5.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy