MAHKEMESİ : ÇAYCUMA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/05/2007
NUMARASI : 2007/153-2007/329
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, hükmen adlarına tescile karar verilen 660 parsel sayılı taşınmazın tarafı olmadıkları, başka bir mahkeme ilamı ile davalı Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek, yolsuz kaydın iptali ile davalı olduğu ilk hale getirilmesi isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, çekişmeli taşınmazın hükmen tescil edildiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 660 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptal, tescil isteğiyle açılmış olup, mahkemece tapunun iptaline ilişkin olarak verilen karar davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, daha önce taraflar arasında görülen Çaycuma Kadastro Mahkemesinin 1992/36 esas-1993/52 karar sayılı davasında niza konusu taşınmazın davacılar adına tespit ve tesciline ilişkin verilen karar kesinleştiği, ancak infaz edilmediği görülmektedir. Aynı parselle ilgili olarak üçüncü kişiler tarafından Hazine aleyhine açılan başka bir davanın da feragatle sonuçlandığı ve kararın infaz edilerek çekişmeli taşınmazın hazine adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, üçüncü kişilerle Hazine arasında görülen davanın o davanın tarafı olmayan eldeki davanın davacıları aleyhine bir sonuç doğurmayacağı tartışmasızdır. Bu nedenle taraflar arasında görülüp sonuçlanan dava sonucu oluşan kesin hüküm gözönüne alınarak niza konusu taşınmazın Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, dolu pafta sistemine aykırı olarak sadece tapu iptali ile yetinilip malik hanesinin boş bırakılması doğru değildir. Tapu sicillerinin tutulması kamu düzeniyle ilgili olup, anılan hususun re'sen gözönüne alınması gerektiğinden temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın taşınmazın tescili yönünden de çekişmenin çözüme kavuşturulması zorunludur.
Davalı Hazinenin, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.06.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy