MAHKEMESİ : BEYOĞLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/07/2007
NUMARASI : 2007/45-2007/219
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 25 parsel sayılı taşınmaza komşu 24 parsel maliki davalıların taşkın bina yapmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, yıkım isteğinin telafisi imkansız zararlar doğuracağı gerekçesiyle reddine, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı H. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istekli olarak açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı H. tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre, davalılara ait 24 parsel üzerinde bulunan binanın davacıya ait 25 parsele tecavüzlü olduğu belirlenmek suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davalının diğer temyiz itirazına gelince, davacı parseline tecavüzlü olan binanın 1954 yılından beri fiili duruma uygun olarak kullanıldığı, davacının ve bayilerininin bu konuda herhangi bir itirazlarının olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın açıldığı tarihe kadar geçen çok uzun süre göz önüne alındığında davalıların kullanımının onaya dayalı olduğunun kabulü gerekir. Bu onay davanın açılmasıyla birlikte geri alındığından haksız fiil tazminatı olarak ecrimisile hükmedilmesi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazına gelince, mahkemece yıkım isteğinin telafisi imkansız zararlar doğuracağı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, Türk Medeni Kanununun 683. maddesine göre malikin taşınmaz üzerindeki kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisinin taşkın bina yapmak suretiyle engellendiği, taşkın olan bölümün yıkımının fahiş zarar oluşturmayacağı gözetilerek elatmanın önlenmesi ile birlikte taşkın olan bölümün yıkımına da karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yıkım isteğinin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacının ve davalının yukarıda değinilen hususlara ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.06.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy