MAHKEMESİ : BOZÜYÜK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 08/12/2007
NUMARASI : 2005/439-2007/878
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar,miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla 10 parça taşınmazı satış yoluyla davalılara temlik ettiğini,satışların gerçek olmadığını ileri sürüp muvazaa nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Müşika,dava konusu taşınmazları muristen bedel ödemeksizin temlik aldıklarını,davayı kabul ettiğini savunmuştur. Diğer davalılar,dava konusu taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldıklarını,iddiaların doğru olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece,çekişme konusu taşınmazların davalılara temlikinin muvazaalı olduğu, 2 parça taşınmazın halen muris adına kayıtlı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar,davacılar ve bir kısım davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla,tetkik hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava,muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden,toplanan delillerden; çekişme konusu 344,221 parsel sayılı taşınmazlar ile 222 parsel sayılı taşınmazdaki 1,3,5,7,8,9 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin miras bırakan tarafından mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve aslında bağış olduğu halde satış biçiminde temlik edildiği belirlenmek suretiyle tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar) adına tesciline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalılar R.,S. ve, K.'in bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalılar S.,R.ve K.'in diğer temyiz itirazlarına gelince;dava konusu 2 nolu bağımsız bölümün miras bırakan tarafından mülkiyetinin mi yoksa intifa hakkının mı devredildiği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Temlike konu taşınmaza ilişkin akit tablosu ile dosyadaki çap kaydı çelişkilidir. Öncelikle bu çelişkinin giderilmesi,yalnızca intifa hakkının devredildiğinin anlaşılması halinde bu bağımsız bölüm yönünden olayda 01.04.1974 tarih,1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamayacağının gözetilmesi zorunludur.
Diğer taraftan;222 parsel sayılı taşınmazdaki 4 ve 6 nolu bağımsız bölümler dava konusu edilmediği halde istek aşılmak suretiyle ve miras bırakan adına kayıtlı oldukları gerekçesiyle bu bağımsız bölümler açısından davanın reddedilmesi ve buna bağlı olarak davacının avukatlık parası ve yargılama gideri ile sorumlu tutulması doğru değildir.
Ote yandan;davalı M..'nın ilk oturumda davayı kabul beyanı ve davanın açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak 492 sayılı Harçlar yasasının 22.maddesi, HUMK.nun 416.maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesi gözetilmek suretiyle harç ve yargılama giderinin anılan davalı yönünden takdir edilmemiş olması da doğru değildir. Ayrıca;dava konusu taşınmazların yargılama sırasında harcı tamamlanan ve davacıların miras payı oranında belirlenen miktar üzerinden harç ve avukatlık parasının tayin ve takdiri gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Tarafların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.6.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy