MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/02/2008
NUMARASI : 2006/141-2008/42
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,12 parsel sayılı taşınmazdaki 3 nolu daireyi miras bırakanı Y.'ın satın almasına rağmen davalı F.tarafından diğer davalıya kiraya verildiğini ileri sürerek,elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı A.,taşınmazı tahliye ettiğini,davalı F. davacının miras bırakanı ile aralarında düzenlenen anlaşma gereğince satış bedeli olarak verilen iki senet ödeninceye kadar,taşınmazın kira parasını alma hakkı olduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava,elatmanın önlenmesi, muarazanın giderilmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre,12 parsel sayılı taşınmazdaki 3 nolu bağımsız bölümün kayden davacının miras bırakanına ait olduğu,davalıların taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı,ancak çekişmeli taşınmazın davalı F.tarafından diğer davalıya kiraya vermek suretiyle tasarruf edildiği,dosya kapsamıyla sabittir.
Davalı F.,taşınmazın satış bedeline karşılık olmak üzere davacının mirasbırakanın kendisine iki adet bono verdiğini ve bono bedellerinin tahsil edilinceye kadar taşınmazda oturması yönünden yazılı bir sözleşme yaptıklarını belirterek 9.10.2000 tarihli belgeyi ibraz etmek suretiyle savunmada bulunmuş, mahkemece bonodan kaynaklanan borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa davalı F.'ın bonodan kaynaklanan alacak sebebiyle Ankara 24. İcra Dairesinin 2004/15639 esas ile 20.İcra Müdürlüğünün 2003/2118 esas sayılı dosyalarında takibat yaptığı ve takipler sonucu borcu ödenmek suretiyle dosyanın kapatılmış olduğu icra dosyalarıyla sabittir.
O halde,bahse konu bu dosyalarda takip konusu yapılan borcun ödendiğine dair husus sabit olup,mahkemece bu olgunun gözardı edilmek suretiyle hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Öte yandan, borcun davanın devamı sırasında ödendiği gözetildiğinde Borçlar Kanununun 81. maddesi hükmü karşısında dava tarihine kadar olan süreç bakımından davalıların taşınmazda fuzuli şagil olarak kabul edilmesine olanak yoktur.Bu itibarla haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisilden davalıların sorumlu tutulması da kabul edilemez.
Öyle ise,davacının Türk Medeni Kanununun 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken,yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazları bunedenle yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,30.6.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy