MAHKEMESİ : AKÇAABAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/04/2007
NUMARASI : 1998/556-2007/133
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kadastro tespitinde yol olarak bırakılan bir kısım yerin 251 ada 9 parsel sayılı taşınmazlarının dayanağını teşkil eden tapu kaydı kapsamında ve zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek anılan parsele ilavesi suretiyle tescilini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kadastroda yola bırakılan 41 m2 lik kısmın davacılara ait dayanak tapu kapsamında kaldığının keşfen saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu kaydına dayalı tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacıların dayandığı tapu kaydının kadastro tespitinde 251 ada 9 sayılı parsele revizyon gördüğü, Kadastro Mahkemesinin 1982/102 esas sayılı tespite itiraz davasına konu edildiği, ancak tespite itiraz dava dosyası ile kadastro tutanağının 1990 yılında yaşanan sel felaketinde zayii olduğu, kesinleşmiş kadastro tutanağı ile 1982/102 esas sayılı kararın kesinleşme şerhli bir suretinin mevcut bulunmadığı, eldeki dava nedeniyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün genelgesi ve görüşü doğrultusunda 18.4.2003 tarihinde yeniden tespit tutanağı düzenlendiği ve davalı olduğundan bahisle tutanağın kadastro mahkemesine gönderildiğinin belirtildiği görülmektedir.
Tespit maliklerinden S.K. ile ölü olan tespit maliki E. G.’ın mirasçıları, 251 ada 9 sayılı parselin kadastral dayanağını teşkil eden tapu kaydının kadastro uygulamasında yolda bırakılan bir kısım yeri de kapsadığını ileri sürerek belediye başkanlığı aleyhine eldeki davayı açmışlardır.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür davalarda davanın görülebilirlik koşulu bakımından arzın doğal maliki Hazine’nin ve ölü olan tespit maliki E. G.’ın terekesi adına tüm mirasçılarının davada yer almaları zorunludur.
Öte yandan, eldeki davada davacıların dayanağını teşkil eden tapunun kadastro sırasanda revizyon gördüğü 251 ada 9 sayılı parselle ilgili olarak kadastro mahkemesinde görülen dava olduğu anlaşıldığından o davada tapuya kapsam tayin edilip edilmediğinin araştırılması ve gözetilmesi suretiyle işin esası bakımından neticeye gidilmelidir.
Hal böyle olunca, öncelikle Hazine’nin ve E. G.’ın veraset ilamında adı geçen dava dışı mirasçısının davada yer almasının sağlanması, değinilen eksiklikler giderildikten sonra da işin esası değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi yerine, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.6.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi