MAHKEMESİ : GAZİOSMANPAŞA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/11/2007
NUMARASI : 2004/548-2007/441
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden aydaşı bulunduğu 5 parsel sayılı taşınmaza davalılar tarafından taşkın bina yapmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalı N., iyiniyetli olduğunu, binanın kaçak yapı olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı N. yönünden elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne yıkım isteminin reddine, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı N.. Y. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, yıkım isteğinin reddine karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 5 parsel sayılı taşınmazda davacı ile birlikte dava dışı kişilerin malik oldukları, buna komşu 8 parsel sayılı taşınmazın ise bir kısmının davalıların miras bırakanı O.'a ait olduğu ve üzerinde davacının paydaşı bulunduğu taşınmaza taşkın olacak şekilde bina yapıldığı, mahkemece belirlenmek suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.O halde davalı N.nin temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine;
Davacının temyiz itirazlarına gelince, çekişme konusu taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu ve davacı dışında başkaca paydaşlar bulunduğu, ancak bunların davada yer almadığı gerekçesiyle mahkemece yıkım isteğinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidirki, 8 nolu parsel üzerindeki binanın çekişmeli 5.nolu parsele taşkın olduğu ve anılan bu taşkınlığın hadim gayri menkulün değil yapının ana nüvesinin üzerinde olduğu hakim taşınmazın mütemmim cüzü niteliğinde bulunduğu tartışmasızdır.
O halde çekişmeli 5 parsel sayılı taşınmazın tüm maliklerinin davada yer almasına gerek bulunmamaktadır.Kaldıki Türk Medeni Kanununun 693/son maddesi hükmü uyarınca paydaşlardan her birinin bölünmeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabileceğide tartışmasızdır.O halde yıkım isteğininde kabul edilmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Temyiz eden N.'nin ana yapısının bulunduğu yerle ilgili açmış olduğu davanın neticesi itibariyle eldeki davayı etkileyemeyeceği gibi anılan yapının imara aykırılığı idarece saptanmış olup 3194 sayılı imar yasasının 32 ve 42.maddeleri hükmü gereğince de idarece yıkım kararı verildiği görülmektedir.
O halde davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedene hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.6 .2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy