MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/06/2007
NUMARASI : 2007/71-2007/228
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı F.'nın 1/2 paydaş olduğu 3 parsel sayılı taşınmaza iyiniyetle ev yaptığını, ancak davalı oğlunun 1992'den beri evde oturduğunu, tasarrufunu engellediğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişmeli taşınmazda paydaş olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının elatmasının önlenmesi isteğinin kabulüne ecrimisil isteminin şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece "...çekişme konusu 3 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, anılan yerde dava tarafları ile birlikte başka paydaşların da bulunduğu davacının taşınmazın bir bölümüne kendisine aidiyeti hükmen saptanan yapı inşaa ettiği anılan yapının davalının tasarrufunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Tarafların zeminde paydaş bulunduğu yapının taşınmazın mütemmim cüzü haline geldiği, tüm paydaşları bağlayan bir taksim olgusunun gerçekleşmediği dikkate alınarak bir karar verilmesinin gerektiği..." gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak,davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olup, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne; ecrimisil isteminin reddine ilişkin olarak mahkemece, önceden verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında taraflar arasındaki çekişmenin Türk Medeni Kanunu'nun 688. vd. maddelerinde öngörülen düzenlemeler gözetilmek suretiyle çözüme kavuşturulması gerektiğine değinilerek bozulduğu anlaşılmaktadır. Oysa, önceki kararda ecrimisil isteği reddedildiği halde davacının temyiz etmemiş olması nedeniyle, bu yön itibariyle kararın davacı bakımından kesinleştiği görülmekle davacının ecrimisile ilişkin temyiz itirazı yerinde değildir, reddine.
Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; mahkemece yapılan inceleme ve araştırma neticesinde davacı bakımından taşınmazda intifadan men olgusunun oluştuğu dosya kapsamı ile sabittir. Ne var ki, yargılama aşamasında davalının taşınmazı terk ettiği anlaşılmaktadır. Öyle ise, davanın konusuz kaldığı gözetilerek elatmanın önlenmesi isteği bakımından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davanın açılmasına davalının sebebiyet nazara alınmak suretiyle elatmanın önlenmesi isteği bakımından yargılama giderleri ve harçtan davalının sorumlu tutulması gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması da doğru değildir. Davacının bu yöne hasren temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.06.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy