MAHKEMESİ : EĞİL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/12/2007
NUMARASI : 1996/30-2007/164
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, davalılar adına kayıtlı 416 sayılı parselin dayanak vergi kaydının taşınmaza uymadığını, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu iptali tescil istemiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, bir kısım davalıların davadan önce ölmüş oldukları ölü kişiye karşı dava açılamayacağı, dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, Hazine tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava,çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davalılardan bir kısmının davadan önce öldüğünden ve dava şartının gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, 1/6 şar oranında paylı mülkiyet üzere kayıtlı 416 parselin davalı maliklerinden bazılarının davadan önce ölmüş oldukları dosya kapsamı ile sabittir.
Ancak, ileri sürülen iddianın içeriği ve davanın hukuki niteliği itibariyle Hazine'nin eldeki davayı paylı mülkiyete tabi taşınmazın bütününe yönelik olarak açtığı ve taşınmazın yargılama sırasında belirlenecek vasfı itibariyle kısmen yada da tamamen 3402 Sayılı Yasa'nın 16/C maddesinde sayılan yerlerden bulunduğu takdirde tescil dışı bırakılacağı kuşkusuzdur.
Ortak malın tamamına ilişkin (bölünemeyen) bir taleple açılan bu tür davalarda paydaşların tümünün davada yer almaları kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Zira taşınmazın özel mülkiyete konu olmayacak nitelik taşıdığı saptandığı takdirde sicil kaydındaki bir kısım paylar iptal edilip kütükten terkini edilirken ölü kişiye ait payların hukuki varlığının korunması dolu pafta sistemini kabul eden tapu sicilinin tutulması ilkesi ile bağdaşmaz.O halde davanın niteliği ve somut olayın özelliği gereği olarak taşınmazın tüm paydaşlarının davada yer almaları zorunludur.
Hal böyle olunca, dava ekonomiside gözetilerek davadan önce öldüğü anlaşılan davalıların mirasçıları hakkında ayrı dava açması için Hazineye önel verilmesi açıldığı takdirde her iki davanın birleştirilmesi ve ondan sonra işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.Hazinenin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir.Kabulüyle, hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.9.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy