MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/03/2008
NUMARASI : 2006/431-2008/116
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı ile resmen evli olup 7 yıldır ayrı yaşadıklarını, özel bakıma ihtiyacı olduğu için daire vermesi karşılığında bakımını yapma ve birlikte yaşama konusunda davalıyla anlaştıklarını, oğlu H.'e devri gerçekleştirmesi için vekaletname verdiğini ve bu vekalete dayanılarak 1 sayılı parseldeki 4 numaralı daire ile 2 sayılı parseldeki 1 numaralı dairenin yarı payının davalıya temlik edildiğini, ancak davalının birlikte yaşamaya yanaşmadığını, hile ile alınan vekaletin kötüye kullanıldığını ve işbirliği içinde hareket edildiğini ileri sürerek iptal tescil istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ve davalının halen evli bulunduğu, vekalet verilenin de tarafların oğlu olduğu, uyuşmazlığın aile hukukundan kaynaklandığı ve davanın aile mahkemesinde görülebileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptali tescili isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı adına kayıtlı 1 parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı ve 2 parsel sayılı taşınmazdaki 1 numaralı bağımsız bölümlerin 20.6.2006 tarihli vekaletnameyle vekil kılınan davacının oğlu H.tarafından 4 numaralı bağımsız bölümün tamamının 27.6.2006 tarihli akitle, 1 numaralı bağımsız bölümün yarısının da 31.8.2006 tarihli akitle davacının eşi olan davalıya devredildiği görülmektedir.
Davacı, temlikte kullanılan vekaletnamenin hile ile alındığını ve vekalet yetkisi kötüye kullanılmak suretiyle taşınmazların davalıya devrinin sağlandığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, uyuşmazlığın A.Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden; uyuşmazlığın A.Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair 4787 Sayılı Yasanın 4.maddesinde öngörüldüğü üzere 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 2.kitabından kaynaklanmadığı doğrudan Türk Medeni Kanununun mülkiyet ve Borçlar Kanunuyla ilgili düzenlemelerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın görev yönünden redddedilmesi isabedsizdir.Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürüHUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.9.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy