MAHKEMESİ : SARIOĞLAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/12/2005
NUMARASI : 2004/168-2005/197
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, çekişme konusu 282 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde elektrik trafo binası ve su dinamosunun bulunduğunu, halka hizmet vermek üzere yapılmış yapılar olması nedeniyle taşınmazın devletin mülkiyetinde olması gereken yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı, elektrik trafo binasının bulunduğu alana ilişkin olarak davayı kabul ettiğini, diğer bölümler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece,iddianın subut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı Hazine tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
- KARAR-
Dava, tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine, dava dilekçesinde 282 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde su kuyusu, su pompası ve elektrik trafo binası bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiş olup, bu istem 10 nolu parselin tamamına yönelik bulunmakta ve kapsamaktadır.
Oysa, 14.03.2005 tarihli keşif tutanağında, davacı Hazine temsilcisi, dava dilekçesinde açıklanmakla birlikte, niza konusu taşınmazda sadece elektrik trafosunun bulunduğu bölümü dava konusu ettiklerini belirterek, dava dilekçesindeki talebini daraltmış ise de, Hazine temsilcisinin bu şekilde talebinin bir kısmından şartı nazar ettiğinin kabul edilebilmesi için 4353 Sayılı Yasa gereğince kendisine usulüne uygun olarak ilgili makamca yetki verilmiş olması gereklidir.
Öyleyse böyle bir yetki olmaksızın Hazine temsilcisinin beyanına göre karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, kabule göre de dava konusu edilmeyen sınırdaki diğer parselle ilgili olarak karar verilmesi de doğru değildir. Ne varki, bu yön temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece vazgeçilen ve daraltılan istek dışında kalan taleplerle ilgili olarak geçerli yetki belgesinin davacıdan istenmesi, böyle bir yetki belgesi verilmediği taktirde taşınmazın tamamı bakımından gerekli inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı Hazinenin bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.09.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy