MAHKEMESİ : NEVŞEHİR 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 24/03/2009
NUMARASI : 2007/263-2009/69
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı hazine, davalıların taş ocağı ruhsat alanı dışına çıkarak hazinenin maliki olduğu 562 ada 35 parsel ile mera olarak sınırlandırılan 9435 parsele taş çıkartmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesi, eski hale getirme, olmaz ise eski hale getirme tazminatı isteklerinde bulunmuştur.
Davalılar, ruhsat alanı dışına çıkmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının reddine,eski hale getirme talebi yönünden davanın kabulü ile bilirkişi raporunda gösterilen yerlerin eski hale getirmelerine karar verilmiştir.
Karar, davacı hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava elatmanın önlenmesi,eski hale getirme olmadığı takdirde makul tazminat isteği ile açılmış, yargılama sırasında istenen tazminat miktarı da açıklanmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 562 ada 35 parsel sayılı taşınmazın ham toprak niteliği ile hazine adına kayıtlı olduğu, 9435 parselin ise kamu orta malları sicilinde mera niteliği ile tescil edildiği görülmektedir.Davacı hazine davalıların taş ocağı ruhsat alanı dışına çıkarak anılan taşınmazlardan taş çıkarmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki, davadan önce davalı tarafın malzeme alımına son vermiş olması durumunda bile elatma sonucu dava konusu taşınmazda oluşan değişiklik devam ettiği sürece diğer bir deyişle taşınmaz eski hale getirilmediği yada eski hale getirme tazminatına hükmedilmediği sürece elatma olgusu devam ediyor sayılır.Olaya bu açıdan bakıldığında elatmanın önlenmesi isteğinin red edilmiş olması isabetsizidir.
Öte yandan HUMK’nun 74. md. uyarınca hakim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup bundan fazlasına yada başka bir şeye hükmedemez.
Somut olayda, Hazine taşınmazların eski hale getirilmesini istemesine karşın mahkemece taşınmazların zeminin ve tesfiye edilmesine karar verilmiştir.Böylece istekten başka bir şeye hükmedildiği gibi HUMK’nun 388/son fıkrasında belirtilen “…istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hüküm taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde düzenlenmesine aykırı görülmüştür.
Hal böyle olunca, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulü ile mahkemece yeniden keşif yapılarak taşınmazların eski hale getirilmesi için ne gibi işlemlerin yapılması, bu arada eski hale getirilirken konulacak malzemenin işçilik ve nakliye dahil tüm masraflarının hesaplattırılması, ham toprak niteliğindeki 562 Ada 35 parsel yönünden eski hale getirilme mümkün değilse veya koşulların elvermesi yanı sıra eski hale getirme bedeli taşınmazın sürüm değerini geçiyorsa bedel karşılığında taşınmazın mülkiyetinin davalıya intikalinin de yasal olarak olanaklı bulunduğu, hususları gözetilmek ve değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428. md. gereğince BOZULMASINA, 19.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy