MAHKEMESİ : KEŞAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2009
NUMARASI : 2007/248-2009/220
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 3282 parsel sayılı taşınmazda davalılarla iştirak halinde malik olduklarını, davalıların kaçak ve ruhsatsız yapılaşmak suretiyle haksız müdahalede bulunduklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, ortak mirasbırakanlarından intikal eden taşınmazların fiilen aralarında taksim edildiğini, çekişmeli yapının bulunduğu taşınmazın bir kısmının da davacının kullanımında olduğunu bu nedenle elatmanın önlenmesi davasının dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; taşınmazın arzına ilişkin ihtilaf bulunmadığı, mahkemenin görevinin çekişmeli ilave yapının değerine göre belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece; taşınmazın arzına ilişkin ihtilaf bulunmadığı, mahkemenin görevinin çekişmeli ilave yapının değerine göre belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davada binanın yıkılması ve elatmanın önlenmesi istenilmekle gerek bina gerekse oturduğu zemin nizalı duruma getirildiği anlaşılmaktadır. Esasen binanın bütünleyici parça olması nedeniyle zeminden ayrı olarak düşünülmesine de olanak yoktur. Elatmanın önlenmesi davalarında aynı zamanda yıkım isteğinde de bulunulmuş ise dava değeri ve buna bağlı olarak görev, kuşkusuz bunların toplam değeri üzerinden belirlenecektir.
Somut olayda; zemin değeri, yıkılması istenen bina değeri toplanmak suretiyle 492 Sayılı Harçlar Yasasının 16.maddesi hükmü ve 04.03.1953 tarihli, 1952/10 Esas, 1953/2 Karar sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere bulunacak meblağa göre görev hususunun değerlendirilmesi gerekirken yalnızca bina değerinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Davacı tarafın temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.