MAHKEMESİ : SÖKE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 24/02/2009
NUMARASI : 2004/301-2009/80
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 630 ada 14 parsel sayılı taşınmaza davalı şirketin yol yapmak ve kullanmak, arazisinin altına girip kömür çıkarmak suretiyle müdahale ettiğinin yapılan tespit sonucu saptandığını ileri sürüp, müdahalenin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması ile ecrimisil ve tazminat istemiş, 26.04.2005 tarihli dilekçesiyle, davasını elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve yıkım taleplerini içerir şekilde ıslah ettiğini bildirmiştir.
Davalı, davanın ve ıslah talebinin reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının çekişmeli taşınmazı yol olarak kullanmak, maden artığı dökmek, kantar ve binası yapmak suretiyle elattığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya ait 14 parsel sayılı taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın müdahalesi saptanmak suretiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davalının öteki temyiz itirazları ile davacının temyizine gelince;
Davacı, dava dilekçesinde sadece elatmanın önlenmesi, tazminat ve ecrimisil istemiş olup, yıkım ve eski hale getirmeyle ilgili bir istemi bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı hangi kalemler için ne miktarda tazminat istediğini ve hangi dönemlere ilişkin olarak ne kadar ecrimisil talep ettiğini de belirtmiş değildir.
Her ne kadar davacı yargılama sürerken verdiği ıslah dilekçesi ile yıkım ve eski hale getirme isteklerinde de bulunmuş ise de, bu istemleri yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gibi, HUMK.nun 88-89. maddelerine göre kamilen yapılmış bir ıslahtan söz etme olanağı da yoktur. Davacının, yıkım ve eski hale getirme talepleriyle ilgili olarak her zaman dava açabileceği de kuşkusuzdur. Esasen davaya konu edilmeyen isteğin ıslah yoluyla dava konusu yapılmasına da olanak yoktur.
O halde mahkemece, dava dilekçesindeki istek aşılmak suretiyle HUMK.’nun 74.maddesi hükmü göz ardı edilerek yıkıma da karar verilmiş olması isabetsizdir.
Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazdan davalı tarafından kömür çıkarılıp çıkarılmadığının saptanması, davacının hangi kalemler için ne oranda tazminat istediğinin açıklattırılması, dava dilekçesinde istenilen miktarın ne kadarının ecrimisile ilişkin olduğunun ve hangi dönemi kapsadığının açıklığa kavuşturulması, bu tespitler ışığında yapılacak incelemeyle tazminat ve ecrimisil miktarlarının belirlenmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek ve istek aşılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Tarafların değinilen yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy