MAHKEMESİ : KAZAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/05/2009
NUMARASI : 2009/16-2009/122
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı Nazik'in 41 ve 376 parsel sayılı taşınmazları mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı İ..ile diğer davalıların miras bırakanı A.C..'e satış göstererek temlik ettiğini ileri sürerek, tapuların miras payı oranında iptal ve tescilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; "kısa karara çelişkili biçimde gerekçeli karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak, davacının muvazaa iddiası sabit görülerek, davacının miras payı oranında tapuların iptal ve tesciline karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; dava konusu 41 ve 376 parsel sayılı taşınmazların miras bırakan N.B.. adına kayıtlı iken 27.12.1996 tarihli akitle 1/2'şer payla İ. B..ile A.. C.. B.. adına satış suretiyle tescil edildiği, A.C..'in vefatı ile payının mirasçılarına intikal ettirildiği görülmektedir.
Davacı, miras bırakanı N..'in davalılara yaptığı temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davalı İ. ile diğer davalıların miras bırakanı A. C..'e temlikinin 1.4.1974 tarih 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca yapılan soruşturma sonucu mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek ve bu olgu benimsenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olması ve yargılama sırasında dava konusu taşınmazların keşfen belirlenen değerleri üzerinden eksik harcın tamamlanmadığı gözetilerek davacı lehine dava dilekçesindeki değer üzerinden avukatlık parasına hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Tarafların, bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır.
Öte yandan, Harçlar Kanunu, harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi ve harcın yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30 ve 32.maddelerinde hükme bağlamıştır.
Ne varki; dava 5.100.-YTL değer gösterilmek suretiyle açılmış olup, dava davacının payı oranında kabul edildiğine göre taşınmazın davacının payı oranında keşfen belirlenen değeri üzerinden yargılama sırasında harç ikmali yapılmadığı gözetilerek, eksik harcın hükümle birlikte karar altına alınması gerekirken, dava dilekçesindeki değer üzerinden karar harcına hükmedilmiş olması doğru değildir. Bilindiği üzere, 492 Sayılı Harçlar Yasası düzenlemeleri kamu düzeniyle ilgili olup, re'sen gözetilmesi gerekli bir kuraldır.
Tarafların, bu yöne değinen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy