MAHKEMESİ : PAZARCIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/04/2009
NUMARASI : 2007/326-2009/367
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kayden davalıya ait olduğunu, ancak taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan A. Ç.. yatağında yer almasına karşın kadastro sırasında yapılan hata sonucunda kayıt oluştuğunu, davalı tarafından Kum-Çakıl ocağı olarak işletilmek suretiyle kullanıldığını ileri sürerek tapusunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın gerçek ölçü değerleri dikkate alındığında çay yatağından edinme olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çekişme konusu 110 ada 1 parselin devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu iddiasına dayalı tapu iptal isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 110 ada 1 parselin kadastro sonucu oluşun mülkiyet durumu ile ilgili olarak, Hazine’nin de taraf olduğu Kadastro Mahkemesince verilip kesinleşen 1990/476 E. 1998/100 K. Sayılı kararla davalının bayii adına çap kaydının oluşarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Keşif neticesinde elde edilen bilirkişi raporunda, kuzeyde yeşil ile taralı olan yerin kadastral persel kapsamında kalmasına karşın, orijinalinin paftaya yansıtılırken meydana gelen tersimat hatası sonucunda krokide kırmızı ile gösterilen yere kapsamının kaydırılmış olduğunun bildirildiği görülmektedir.
O halde, eldeki davanın çözüme kavuşturulabilmesi bakımından öncelikle tersimat hatasının giderilmesi gerekeceğinde kuşku yoktur.
3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 5304 Sayılı Yasa ile değişik 41. maddesi ve kanunun tatbik şeklini gösteren 20.04.2006 tarihli yönetmeliğin 6. maddesi hükmü gereğince, ölçü, hesaplama, tersimat ve sınırlandırma hatalarından kaynaklanan yanlışlıkların ve eksikliklerin hangi usul ve esaslar dairesinde ve hangi mercii tarafından düzeltileceği öngörülmüş olup, bu düzenlemelere göre; kadasto sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerde geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda belirtilen sebeplerden ötürü meydana gelecek hataların ilgilisinin Kadastro Müdürlüğü’ne müracaatı üzerine veya müdürlükçe re’sen düzeltilmesi, sonucunun ise taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ edilmesi öngörülmüş, ilgilisi tarafından tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde düzeltmenin kaldırılması için Sulh Hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltmenin kesinleşeceği yasaca benimsenmiştir.
O halde, tersimat hatalarının düzeltilme işlemlerinde yasal olarak ve öncelikle idarenin (Kadastro Müdürlüğü) görevli ve yetkili olduğu ve idarece tersimat hatasının düzeltilmesine yönelik tasarrufun sonucu itibariyle eldeki davayı etkileyeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, davacıya 3402 Sayılı Yasanın 41. maddesi gereğince idareye başvurarak hatanın düzeltilmesi için imkan tanınması, orada belirlenecek çap durumu gözetilmek suretiyle bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy