MAHKEMESİ : ACIPAYAM ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/05/2009
NUMARASI : 2005/268-2009/229
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, ortak miras bırakanın dava konusu 2708 parsel sayılı taşınmazın 1/3’er payını mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalılara satış yoluyla devrettiğini, temlik işleminin geçersiz olduğunun ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, zamanaşımı süresinin geçtiği, kadastro sırasında hatalı olarak murisi adına tespit gördüğünü, mirasçılardan F..’ya da davanın yönlendirilmesi gerektiğini, davalı olarak gösterilmesi gerektiği ya da miras payı oranında tescil istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; temlik işleminin muvazaalı olduğunun kabulüyle davalıların ayrı ayrı 1/3 payının ¼ payının iptali ile 1/12 payın davacıların miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davada ileri sürülen iddianın içeriğine göre; miras bırakanın yapmış olduğu temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirtilmek suretiyle terekeye (tüm mirasçılara) iade isteğinde bulunulduğu ve miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesinin Türk Medeni Kanununun 701 ila 703.maddeleri gereğince elbirliği mülkiyetine tabi olduğu sabittir.
Hemen belirtilmelidir ki, elbirliği (İştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur.
Medeni Kanunun 701-703 maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin ( ortaklığın ) tüzel kişiliği olmadığı gibi eşya üzerinde ortaklardan her birinin doğrudan doğruya bir hakkı da yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortaklardan tümüne aittir. Başka bir anlatımla ortaklık tasfiye oluncaya kadar ortaklardan birinin ayrı mal veya hak sahipliği bulunmayıp, hak sahibi ortaklıktır. Değinilen mülkiyet türünde malikler mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır. Bu kural, Medeni Kanunun 701 maddesinde (... Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.) biçiminde açıklanmıştır. Elbirliği (İştirak) halinde mülkiyetin bu özelliği itibariyle ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Şayet yasa veya elbirliği (iştirak) halinde mülkiyeti oluşturan anlaşmada ortaklık adına hareket etme yetkisinin kime ait olacağı belirtilmemişse, ortaklığın tasfiyesini isteme hakkı dışındaki tüm işlemlerde ortakların (iştirakçilerin) oybirliği ile karar almaları ve birlikte hareket etmeleri zorunluluğu vardır.
Medeni Kanunun 702/2 maddesi bu yönde açık hüküm getirmiştir. Ancak, açıklanan kural yargısal uygulamada kısmen yumuşatılmış bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne varki, davaya devam edebilmesi için öteki ortakların olurlarının alınması veya miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerektiği kabul edilmiştir. (11.l0.982 tarih l982/3-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) Nitekim bu görüş bilimsel alanda da aynen benimsenmiştir.
Somut olayda, elbirliği ( iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup, dava dışı ortaklar bulunmaktadır. Hal böyle olunca, davaya katılmayan ortakların olurlarının alınması ya da miras şirketine Medeni Kanunun 640. mad. uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazları açıklanan nedene hasren yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazları yönünden işin esasının incelenmesine şimdilik yer olmadığına alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy