MAHKEMESİ : ŞEREFLİKOÇHİSAR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/07/2009
NUMARASI : 2008/94-2009/82
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden paydaşı oldukları 13 parsel sayılı taşınmazdaki dükkanı davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazda kiracı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu, davalının fuzuli şagil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, kaRgir dükkan ve arsa vasıflı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 13 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, davacı N.Ü..’ın 3/32, diğer davacı N. Ü..’ın ise 1/2 payla taşınmazda paydaş oldukları, kalan payların ise dava dışı 4 paydaş adına kayıtlı olduğu, davalının taşınmazı davacılardan N.Ü..ile yaptıkları kira sözleşmesine istinaden kullandığı, mahkemece de bu savunmaya itibar edilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; kira akdi, özel bir şekle bağlı olmayıp, kural olarak paydaşlardan biri de taşınmazı kiraya verebilir. Ancak, paydaşlardan birinin yaptığı kira sözleşmesinin diğer paydaşlar için bağlayıcı olamayacağı, oysa paylı mülkiyet üzere olan bir taşınmazda geçerli bir kira akdinin bulunduğunun kabulü için, Türk Medeni Kanununun 691. maddesi hükmü ve 6.5.1955 tarih 12/18 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; sözleşmenin pay ve paydaş çoğunluğunca gerçekleştirilmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, davalı ile davacılardan N..arasında yapılan kira sözleşmesine diğer paydaşlarca B.K. nun 38.maddesi gereğince onay verildiği kanıtlanmış değildir.Ayrıca davacılardan 1/2 pay maliki N..’in de dava açmış olmakla, sözleşmeye onay vermediği anlaşıldığına göre, pay çoğunluğunu sağlama olanağı da bulunmamaktadır.Diğer taraftan, kira akdini yapan kişinin davacı N.. olması da neticeye etkili değildir.
Hal böyle olunca, Yasanın öngördüğü unsurları içeren geçerli bir kira sözleşmesi bulunmadığı gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 7.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.