MAHKEMESİ : YOZGAT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/01/2009
NUMARASI : 2008/40-2009/10
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 6 parsel sayılı taşınmazın ½ payını kendisine bakması koşulu ile davalı kızına devrettiğini, aralarında başka bir akit yapılmadığını, temlikten sonra davalının kendisine bakmadığını evden uzaklaştırdığını ileri sürerek tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, tapuda satış yapıldığını, satış bedelini ödediğini, davacının oğulları tarafından yönlendirildiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ileri sürülen muvazaa iddiasının yazılı delille kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; davacının maliki olduğu 6 parsel sayılı taşınmazın ½ payını davalı kızına 8.5.2001 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı, anılan payını ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile devretmek istediği halde, hile ile tapuda satış gösterildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır
Bilindiği üzere; hile,genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya,özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak,veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma hilede yanıltma söz konusudur.B.K'nun 28/l maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz.Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable Şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.
Öte yandan, hile her türlü delille isbat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir.Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluylada kullanılabilir.
Somut olaya gelince; iddianın ileri sürülüş biçimi ve yargılama sırasında yapılan açıklamadan, davanın muvazaa hukuksal nedenine bağlı olmadığı, hile hukuksal nedenine dayalı olduğu tartışmasızdır.
Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma ve incelemenin yapılması, delillerin toplanması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy