MAHKEMESİ : YAZIHAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/06/2008
NUMARASI : 2007/177-2008/68
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı bulunduğu 183 ve 185 nolu parsellerdeki payını 2003 yılından beri davalının tarımsal faaliyette bulunmak suretiyle işgal ettiğini, kullanabileceği bir bölümün olmadığını ileri sürüp, payına yönelik elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiştir.
Davalı, davacının paynı satış vaadi sözleşmesi ile satın alan C. Ü.. isimli kişiden satın aldığını ve iyiniyetli malik sıfatıyla kullandığını, davacının açtığı satış vadi sözleşmesinin feshi davasına karşın C. Ü..tarafından cebri tescil davası açıldığını, mülkiyetin ihtilaflı olduğunu, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, ayrıca kardeşi T..’ın pay sahiplerinden aldığı yeri kullandığını, taşınmazda fiili paylaşım yapılmadığından davacının yerinin belli olmadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının davacıya ait taşınmazı ekip biçmek suretiyle işgal ettiği, ancak kötü niyetinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; kayden davacının paydaşı olduğu 183 ve 185 nolu parsellerde davacıdan satış vaadi sözleşmesi ile satın alan dava dışı kişiden yine satış vaadi sözleşmesi ile satın alan davalının kullanımı belirlenmek suretiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının öteki ve davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalının harç ve vekalet ücretine ilişkin temyizine gelince; yargılama sırasında yapılan keşifte taşınmazın değeri uzman bilirkişilerce saptanmadığı halde yerel bilirkişilerin afaki beyanlarına dayanarak hükümle birlikte harcın tamamlanmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi dava dilekçesinde gösterilen ve itiraza uğramayan dava değeri üzerinden davacı yararına avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken yargılama aşamasında harcı tamamlanmayan dava değeri gözetilerek avukatlık parasına karar verilmiş olması da isabetsizdir.
Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.