MAHKEMESİ : GEMLİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 10/06/2008
NUMARASI : 2006/388-2008/344
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı Y..in ortağı, diğer davalı A..in ise sekreter olduğu ...İnşaat Ltd. Şirketi ile 5.5.2000 tarihinde düzenlenen inşaat sözleşmesi gereğince 1453 sayılı parselin ifrazından oluşan 156 ada 4 parsel sayılı taşınmazda yapılacak A Blok 3.kat 3 nolu daire ile B Blok 1.kat 2 nolu dairenin kendisine verileceğinin kararlaştırıldığını, bu sözleşmeden sonra kandırılarak davalı A..'in vekil tayin ettirildiğini, bilahare bu vekaletnameye istinaden de kat irtifakı tesisi ve terkini davalı Y..'in abisi olan dava dışı A.D..'ın vekil tayin edilmesi, anılan taşınmazdaki 12/80 payının A.. tarafından davalı Y..'e satış şeklinde temliki ve yeniden kat irtifakı kurulması suretiyle 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerinin davalı Y.. uhdesine geçirildiğini, böylece hile ile alınan vekaletnamenin kötüye kullanılması sonucu zarara uğratıldığını ileri sürüp, tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı Yüksel, davacı ve diğer paydaşlarla yapılan inşaat sözleşmesinden sonra, davacı ile bir kısım paydaşların talepleri üzerinde şifahi anlaşmalar yapıldığını, buna göre bir kısım payların 23.10.2001 tarihli vekaletname ile satın alındığını, bilahare bir kısım payların da 8.7.2003 tarihinde herbir taşınmaz için 15.000'er YTL ödemek suretiyle 9.7.2003 tarihli akitle satın alındığını, inşaatın tamamlanmasından 3 yıl sonra dava açılmasının, aynı mahallede oturan davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu gösterdiğini belirterek, davanın reddini savunmuş, diğer davalı 23.10.2001 tarihinde verilen diğer vekaletname ile de 5 nolu parselde davacının payının satış işleminin yapıldığını, davacının payını sattığı için kendisine vekaletname verildiğini belirtip, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 156 ada 4 parsel A Blok 3.kat 3
nolu bağımsız bölüm ile B Blok 1.kat 2 nolu mesken, davalılardan Y. D.. adına kayıtlı iken, yargılama sırasında 3 nolu meskenin 14.06.2006 tarihinde dava dışı O. D..’ya ve 2 nolu bağımsız bölümün de 13.2.2008 tarihinde üçüncü kişi H. B..’a satış suretiyle devredildiği, O. D.. tarafından da 3 nolu bağımsız bölümün 20.09.2007 tarihinde dava dışı V.T..’a aynı şekilde temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanında doğal bir sonucudur. Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş HUMK.nun 186.maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir.Söz konusu madde hükmüne göre iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir.
Kendiliğinden (resen) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre, mahkemece diğer yana seçimlik hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceği sorulmalı, sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazların dava açıldıktan sonra üçüncü kişilere devredildiği kayden sabittir.
O halde, HUMK.nun 186. maddesinde öngörülen usulü işlemlerin yerine getirilmesi, ondan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy