MAHKEMESİ : BOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/07/2009
NUMARASI : 2008/142-2009/261
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden kök muris A.A..adına olan 586, 597, 602, 607, 609, 615, 619 ve 620 parsel sayılı taşınmazların paylaşımı konusunda anlaşma sağlanamadığını, 1995 yılından itibaren davalılar tarafından kullanıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin geçtiğini, taşınmazlara elatılmadığını, iddiaların yerinde olmadığını belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, her parselde fiili kullanma biçiminin oluşmadığı, davalıların kullanımının haksız olduğu, intifadan men olgusunun da gerçekleşmediği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; çekişme konusu 8 parça taşınmazın tarafların miras bırakanları adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Her bir parselde ayrı ayrı tüm mirasçıları bağlayan fiili kullanma biçiminin oluşmadığı ve intifadan men olgusunun da gerçekleşmediği mahkemece belirlenmek ve bu olgu benimsenmek suretiyle paya yönelik elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davacının temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, yerinde yapılan keşif sırasında dinlenen davalı F.., çekişme konusu taşınmazlardan 602, 619 ve 620 parsellerin kendisine bırakıldığını, diğer taşınmazları kullanmadığını belirtmiş ve bir kısım davacı tanıkları da davalının savunmalarını doğrular nitelikte beyanda bulunmuşlardır.
Oysa, hangi taşınmazın kimin tarafından kullanıldığı, davalı F..’nın kullanmadığı taşınmaz olup olmadığı yönünde mahkemece yeterli araştırma ve incelemenin yapıldığı söylenemez.
Hal böyle olunca, davacı ve davalı F..’nın iddia ve savunmaları doğrultusunda tanıklarda hazır bulundurulmak suretiyle HUMK’nun 259. maddesi hükmü gereğince yerinde yeniden keşif yapılması, davalı F..’nın kullandığı ve kullanmadığı taşınmazların hangileri olduğunun açıkça saptanması ve kullanmadığı taşınmazlar bakımından hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı F..’nın bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy