MAHKEMESİ : KARTAL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/02/2007
NUMARASI : 2005/50-2007/31
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, çekişme konusu 14 parsel sayılı taşınmazın bir kısım hisselerinin yabancı uyruklu kişiler adına kayıtlı olduğunu, bu kişileri tanıyan ve bilen olmadığından, kayyım tayin edildiğini on yıldır kayyım tarafından idare edildiğini ileri sürerek, anılan kişilerin gaipliklerine karar verilmesini ve anılan hisselerin Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın ispatlanması gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, kayyımla idarenin on yıl sürmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, gaiplik ve Hazine adına tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 14 parsell sayılı taşınmazın paydaşlarından olan M.R.., Ş.., Ö.M.., N..'nın tüm araştırmalara rağmen bulunmadığı ve İstanbul Defterdarı'nın Kartal Sulh Mahkemesinin 1994/31 E- 135 Karar sayılı ilamı ile kayyım olarak atandığı, kayyımla idare süresinin dolduğu ileri sürülerek, gaiplik kararıyla birlikte Hazine adına tesciline karar verilmesi isteğiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 3561 Sayılı Yasanın 2.maddesinin 1. fıkrası uyarınca, ‘Bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder.’ Ayrıca aynı yasanın 2.maddenin 2.fıkrasının ilk cümlesinde de ‘Mallar üzerindeki yönetim görevi sona erinceye kadar, yönetim kayyımı tayin edilen en büyük mal memuru yerine vekâlet eden veya atanan kimse de bir karara gerek kalmadan o makama tayin edilmiş sayılır.’şeklinde düzenleme getirilmiştir. Yasada fiilen taşınmazların yönetimine başlanılması tarihi öngörülmemiştir.
Öyleyse, mahkemece dava konusu taşınmazın resmen yönetilmeye başlandığı tarihin kayyımlık kararının büro başkanlığına tebliğ edildiği 4.8.2003 olduğunun kabulü ile 10 yıllık sürenin dolmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş olması isabetli değildir.
Hal böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Tarafların, temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy