MAHKEMESİ : BEYKOZ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/04/2009
NUMARASI : 2008/305-2009/98
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kök mirasbırakan dedeleri İ..'in çekişmeye konu daireyi mirasbırakan babaları R..e vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin kesinleştiğini, davalının daireyi haksız olarak kullandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar,Dairece "... tarafların taşınmazın adına kayıtlı bulunduğu kök miras bırakan İ..'in mirasçıları oldukları, taraflar arasındaki mevcut bu uyuşmazlığın paydaşın paydaş aleyhine açtığı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinden kaynaklandığı kabul edilerek çözüme kavuşturulması gerekirken,eksik soruşturmayla yetinilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı " gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş olmakla yapılan yargılama sonucu elatmanın önlenmesine ve kısmen ecrimisile karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Hükmüne uyulan bozma ilamında uyuşmazlığın niteliği vurgulanmak suretiyle izlenmesi gereken yol açıkca belli edilmiş, Mahkemece, bozmaya uyulmuş, ancak, usulü müktesep hak kuralları gözardı edilerek bozma kararı gerekleri yerine getirilmemiştir.
Şöyleki; çekişmeli 7 parsel sayılı taşınmazın kök miras bırakan İ. K.. adına kayıtlı olduğu; taşınmazın tapuda bahçeli ev vasfı ile kayıtlı olup, üzerinde bodrum kat, zemin kat ve 2 normal kattan oluşan 4 katlı binanın bulunduğu, taşınmazın kullanımı yönünden tüm mirasçıları bağlayan fiili kullanma biçiminin oluşmadığı anlaşılmaktadır. Esasen bu husus, tarafların ve Mahkemeninde kabulündedir.
Bu durumda, davacıların çekişmesiz olarak kullandıkları veya kullanabilecekleri bir bölümün varlığı halinde eldeki davanın dinlenemeyeceği kuşkusuzdur.
Ne var ki; mahkemece, bu yön üzerinde durulmaksızın sonuca gidilmiştir.
Oysa, davacıların, taşınmazda kullandıkları veya kullanabilecekleri bir bölümün varlığı saptandığı takdirde davanın reddine karar verilmesi gerekeceği; aksi takdirde ise, davanın payoranında kabul edilmesi gerektiğide tartışmasızdır.
O halde; sanki fiili kullanım biçimi oluşmuş gibi, çekişmeli taşınmazda bina girişine göre sol tarafta bulunan zemin kat dairesi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılarak tarafların tüm delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Tarafların temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK. 'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin hacrın temyiz edene geri verilmesine, 30.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy