MAHKEMESİ : AKÇADAĞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 07/04/2009
NUMARASI : 2008/125-2009/64
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, tapuda isim tashihi davası açılması ve taşınmazların vergi vs. işlerinin takibi için davalı torunu Ö.F..'a 6.6.2001 tarihinde vekaletname verdiğini; ancak bilgisi dışında, maliki olduğu 6 ve 353 sayılı parsellerinin 11.9.2001 tarihinde 72 ve 74 parsel sayılı taşınmazlarının da 6.11.2001 günlü akitle vekaleten ve satış suretiyle damadı olan davalı M..'e temlik edildiğini, davalı M..'in de 6 ve 353 parsel sayılı taşınmazları 30.10.2001 tarihinde diğer davalı M.. muvazaalı olarak devrettiğini; işlemlerin vekalet görevi kötüye kullanılarak gerçekleştirildiğini ileri sürüp, tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalı, M..iyiniyetli olduğunu ve bedelini ödemek suretiyle 6 ve 353 sayılı parselleri davalı M..'den satın aldığını belirtip, davanın reddini savunmuş, davalı Ö.. iddiaların doğru olduğunu davayı kabul ettiğini bildirmiş, diğer davalı M.. ise davanın reddini istemiştir.Mahkemece, tüm davalılar bakımından davanın kabulüne ilişkin olarak önceden verilen karar Dairece " ... Davalı M..'in tüm temyiz itirazlarının reddine, diğer davalı M.. ile ilgili davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin yanlış değerlendirilmesi ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmayıp, davalı M..'nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu yöne hasren bozulmasına..." karar verilmesinden sonra bozma ilamına uyulmuş, 25.12.2008 tarihinde işlemden kaldırılan davanın 3 ay yasal süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın HUMK' nun 409/5.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Karar, davalı M. vekili ile davalı Ö. K.. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
“Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairece “ 18 ada 72 ve 74 sayılı parseller yönünden onanmasına, 42 ada 6 ve 353 parsel sayılı taşınmazlar bakımından ise, davalı M.. ile ilgili davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle bozulmasından sonra, davacı vekilinin ve hazır olan davalılar vekillerinin beyanı üzerine dosyanın işlemden kaldırılarak sonuçta davanın HUMK.nun 409/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda, HUMK.nun 409/5. maddesindeki koşullar 42 ada 6 ve 353 sayılı parseller yönünden gerçekleştiğinden, bu parsellere ait davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Davacı vekilinin davayı takip etmeyeceği yönündeki beyanı da anılan parsellere ilişkindir. Söz konusu parsellerle ilgili davada verilen ilk kararla alınan harcın( davalılara yükletilen harcın) dayanağı kalmadığından, mahkemece bu parsellerle ilgili olarak yatırılan harç miktarının tespitiyle, yargılama gideri niteliğinde bulunduğundan bu meblağı yatıran davalılara iadesine karar verilmesi gerekirken, değinilen hususta hüküm kurulmamış olması doğru değildir.
Davalılar M. ve Ö..in bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy