MAHKEMESİ : MENDERES ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 22/04/2008
NUMARASI : 2006/297-2008/385
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden Hazineye ait 15 pafta 1036 parsel sayılı taşınmaza davalının muhtesat yapmak suretiyle elattığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın V.B.. adına kayıtlı olduğu davacının elatmanın önlenmesi ve yıkım davası açma sıfat ve yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre, davacı hazinenin kayden maliki olduğu, 15 pafta 1036 parsel sayılı taşınmaza davalının yapılanmak suretiyle elattığından bahisle eldeki davayı açtığı, mahkemece ifrazlar sonucu oluşan 8304 ve 8305 parsel sayılı taşınmazların dava dışı kişi adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Ne var ki, davanın 15 pafta 1036 parsel sayılı taşınmaz olarak açıldığı, yargılama aşamasında bu parselin davadan önce ifraz gördüğü ve çekişmeli bölümün 1955 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı mahkemece yapılan keşif sonucu alınan 28.9.2007 tarihli kadastro bilirkişi ek raporundan anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan eksiğin tamamlatılması suretiyle getirtilen kayıtlar ve tapu idaresinin yazısından, mahkemenin gerekçesine esas 8304 ve 8305 parsellerin geldisi olan 1955 parselin Gümüldür beldesi 1036 parselle bir ilgisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Bu durumda, bilirkişi raporları, değişik iş dosyası ve kayıtlarına göre davaya konu taşınmazın Gümüldür beldesinde bulunan kayden davacı hazineye ait 15 pafta 1036 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluşan 1955 parsel sayılı taşınmaz olduğu sonucuna varılmaktadır.
Davacı tarafından dava dilekçesinde Gümüldür beldesi yerine Özdere beldesi 15 pafta 1036 parsel yazılması maddi hata kapsamında olduğu ve işin esasına girilmesine engel teşkil etmeyeceği de açıktır.
Hal böyle olunca, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy