MAHKEMESİ : SAMANDAĞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/11/2007
NUMARASI : 2006/87-2007/605
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 42 parsel sayılı taşınmazın malikleri olan İ. T..oğlu A. ve M..’in Suriye uyruklu olduklarını, paydaş A..’un Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu ileri sürerek 28.08.1973 tarihli dilekçe ile Milli Emlak Müdürlüğünden tapudaki el koyma şerhinin kaldırılmasını isteğinin sehven uygun görülmesi ile, A..’un taşınmazdaki payını A.T..’a, bu şahsında davalıların murisi S. D..’a satışına ilişkin işlemlerin geçersiz olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile A..adına tescili ile tapu kaydının beyanlar hanesine 1062 sayılı yasa gereğince hazinece el konulduğu şerhinin işlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan A.., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 42 parsel sayılı taşınmazın kadastro suretiyle 15.03.1937 tarihinde paylı olarak A..ve M..adlarına tescil edildiği, kayıt maliki A...'un payını 07.03.1974 yılında A..T..'a, bu şahsında anılan payı davalıların murisi S.. D..'a satış yoluyla devredildiği anlaşılmıştır.
Davacı Hazine, dava konusu taşınmazdaki payın kök maliki olan A..'un S.. uyruklu olduğunu,1062 Sayılı Kanun ve buna bağlı olarak çıkarılan Kararnamelerle mallarına el konulduğunu, yapılan satışların geçersiz bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, kök malikin Suriye uyruklu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; 15.6.1927 tarihinde yürürlüğe giren 1062 Sayılı Yasa ile, Bakanlar Kuruluna karşılıklılık (Mukabele-i bilmisil) olarak bir devletin vatandaşlarının Türkiye’deki malları üzerindeki tasarruflarını kısmen veya tamamen tahdit, veya onlara el koyma yetkisi verilmiştir. Bakanlar Kurulunca, bu yasaya uygun olarak Suriye uyruklu kişiler hakkında 13.1.1939 tarih 2/10250 Sayılı Kararname çıkarılarak, taşınmazlarını başkalarına devretmeleri ve üzerlerine ipotek koydurmaları yasaklanmıştır. 23.6.1959 tarihinde kabul edilen sözleşme ile Türkiye Sınırları içinde kalan ve Türk Tabiiyetine geçmiş sayılan kimselere, Suriye ve Lübnan uyruğuna geçmek için sözleşme tarihinden itibaren 6 aylık ikametgahlarını nakletme, 18 aylık da mallarını tasviye için süre tanınmıştır. 31.5.1940 tarih 2/13629 Sayılı Kararname Lübnan ve Suriye uyruğunu tercih edenlerin mallarını, tanınan 18 aylık sürenin bitimine kadar zayii ve telef olmaması için nasıl idare edileceğine ilişkin yöntemleri belirlemiş, Suriye uyrukluların malları Devletçe konulan bu ilkelere göre idare edilmeye başlanmıştır. İlave olarak süresinde mallarını tasfiye etmeyen kişilerin mallarının, 2490 Sayılı Yasaya, göre tasfiye edileceği hükmü getirilmiştir. 14.2.1942 tarih 2/17317 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de muvazaalı temliklerin, önlenmesi yönünden Suriye uyruklu kişilerin, borçlarından dolayı malları üzerinde haciz konarak satışlarının yapılabilmesi yasaklanmıştır. 18.11.1957 tarih 4/9697 Sayılı kararname ise, Suriye uyrukluların, paydaşı olduğu taşınmazların rızaen taksimlerini yasaklamış ancak mahkeme eliyle şuyuun izalesine imkan vermiştir. Bunun yanında Medeni Kanunun 724 ve 729. maddesine göre temliken tescilleri önlenmiştir. Son olarak 17.10.1966 tarihinde yürürlüğe giren 1.10.1966 gün 6/7104 Sayılı Kararname ile de, Suriye uyrukluların mallarına Devletçe el konmuştur. Kısaca belirtmek gerekirse Suriye uyrukluların mallarının mülkiyeti 1966 tarihine kadar Devlete geçmemiş ise de, bu malların gerek mal sahibinin iradesi, gerekse iradesi dışında özel kişilere geçmesi önlenmiş, onlara vaziyet edilmiş üzerlerinde gittikçe artan bir hakimiyet kurulmuş, sonunda da söz konusu kararname ile fiilen el konulmuştur. Diğer bir anlatımla 1.10.1966 tarihinden önce ilerde Devlete geçeceği düşünülerek Suriye uyrukluların malları denetim altına alınmıştır (Hukuk Genel Kurulunun 15.4.1992 tarih 992/7-174-245 Sayılı, 4.12.1991 tarih 991/16-539-624 sayılı kararı).
Somut olaya gelince; A. T..'ın Hatay, S... ilçesi ... Mahallesi nüfüsuna kayıtlı olup, nüfusa tescilin 26.10.1939 tarihinde yapıldığı ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu bunun aksine bir delil bulunmadığı; bu durumda yukarıda ayrıntılı olarak sözü edilen el koyma ile ilgili, mülkiyeti ve tasarrufu sınırlayıcı hükümlerin uygulanamayacağı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalıların, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy