MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/12/2008
NUMARASI : 2004/540-2008/393
Taraflar arasında görülen davada:
Davacılar, miras bırakanları A. S. İn ilk eşinden olma çocuklarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak 2381 ada . Parseldeki 8 ve 9 nolu bağımsız bölümleri önce davalı Şaban Sınak’a tapuda satış göstererek bedelsiz devrettiğini, onun da her iki taşınmazı işlem tarihinde 15 yaşında olan murisin oğlu davalı H.. E devrettiini, murisin tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, mirasbırakanın yine mal kaçırma kastı ile 2. eşi Hürmüz ve ondan olan çocuklarına da başka kazandırmalarda bulunduğunu ileri sürüp tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini olmazsa tenkis istemişlerdir.
Davalılar, işlem tarihinde murisin sağlıklı ve bilinçli olduğunu, miras bırakanın asıl amacının mal kaçırmak değil, bir kısım malları taksim etmek olduğunu, davacı H. ’. da mal verdiğini, mirasbırakanın daha bir çok taşınmazı bulunduğunu, mahfuz hisseyi ihlal kastı olmadığını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı Ş.. Ş.. In tapu maliki olmadığı, akit tarihinde miras bırakanın hukuki ehliyete haiz olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle Ş..S.. hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı H.. in hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 23.6.2009 Salı günü saat 09.15'te daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi 'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil olmazsa tenkis isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, mirasbırakan Atıf’ın Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/548 Esas sayılı dava dosyası için elde edilen Adli Tıp Kurumu 4. ihtisas Dairesi raporu dava bakımından esas alınarak murisin akit tarihinde ehliyetsiz olduğu benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, mahkemenin kararına gerekçe yaptığı 2004/548 Esas sayılı dava dosyası için elde edilen 28.05.2007 tarihli Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin raporunda miras bırakan Atıf’ın 07.06.1993 ve 23.03.1998 tarihli akitler sırasında ehliyetli olduğu kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirtilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, bir kimsenin hukuki ehliyete haiz olup olmadığı 2659 Sayılı Yasanın 7 ve 16. maddeleri hükümleri gereğince 4. İhtisas Dairesinden elde edilecek raporla belirlenmesi gerekir. Miras bırakının eldeki davada çekişme konusu taşınmazın temlik tarihine göre ehliyetli olduğu da Tekirdağ 2. Asiyle Hukuk Mahkemesinin 2004/548 Esas sayılı dosyadaki Kurum raporu ile sabittir.
Öyle ise, mahkemece yanılgıya düşülmek suretiyle mirasbırakanın çekişmeli taşınmazları temlik tarihinden ehliyetsiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli değildir.
Hal böyle olunca, muris muvazaası iddiası bakımından tarafların ileri sürdükleri iddia ve savunma doğrultusunda delillerin toplanması, toplanan ve varsa toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcı temyiz edene geri verilemsine, 23.6.2009 tarihinde öybirliğiyle karar verildi.