MAHKEMESİ : ANTALYA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/09/2008
NUMARASI : 1999/179-2008/370
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 226 (2699) parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 3992 m2’lik kısmına davalının haksız olarak işgal edip bina yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve 1998 yılı için 460,70.-YTL ecrimisil, birleşen davada ise 2000 yılından 2004 yılına kadar toplam 27.827,00.-YTL ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişme konusu taşınmaza ilişkin Kadastro Mahkemesinin kararının kesinleşmediğini, davacının mülkiyet hakkının belli olmadığını, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin kararı uyarınca taşınmazı iyiniyetle kullandığını, bina değerinin arsa değerinden fazla olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatma olgusunun keşfen belirlendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Asıl ve birleşen dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 2699 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda davacı idare adına tesciline karar verildiği ve buna göre sicil kaydının oluştuğu, davalının taşınmazda sicilden ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davalının, taşınmazı yapılanmak suretiyle işgal ettiği keşfen belirlenerek, elatmanın önlenmesi ve Kadastro Mahkemesince verilen kararların açıklayıcı nitelik taşıdığından buna göre belirlenen ecrimisilin de hüküm altına alınmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalının temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davacının temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, davalının 5216 m2’lik yere elatmanın önlenmesine karar verilmesine karşın 3940 m2 üzerinden hesaplanan ecrimisilin karar altına alınması doğru olmadığı gibi, yıkımı fahiş zarar doğurduğu saptanan yapı yönünden davacı idarenin asgari levazım bedeli karşılığı binaya talip olup olmadığının davacıdan sorulmadan yıkım isteminin reddine karar verilmesi isabetli değildir.
Hal böyle olunca; elatmanın önlenmesine karar verilen 5216 m2’lik işgal alanı üzerinden ecrimisil miktarının belirlenmesi ve davacı idareden asgari levazım değeri üzerinden temellüke razı olup olmadığının sorulması ve sonucuna göre yıkım konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.04.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy