MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 16/10/2008
NUMARASI : 2007/452-2008/346
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı E.Ç.. adına kayıtlı bulunan 2280 parsel sayılı taşınmazı davalıların kiracı olarak kullandıklarını, ancak kira bedeli ödemediklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve kira bedeli olarak 10.800.00.-YTL.'nin tahsili isteğinde bulunmuştur.
Davalı H., diğer davalı ile birlikte kiracı olmadıklarını muvafakata dayalı olarak taşınmazı kullandıklarını belirterek davanın reddini savunmuş, davalı Y., davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olup, Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucu verilen görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin 22.10.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
Bilindiği üzere, görevsizlik kararı veren mahkeme bu kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir. Dava dosyasını kendiliğinden (re’sen) görevli mahkemeye gönderemez. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi için görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde davacının görevli mahkemeye başvurarak tebligat yaptırması gerekir. (H.U.M.K.’nun 193. maddesi) 10 günlük süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkemece re’sen gözetilir.
Somut olayda; görevsizlik kararının 22.10.2007 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından yapılmış bir başvuru olmaksızın, dosyanın re'sen görevsizlik kararı veren Sulh Hukuk Mahkemesince 12.12.2007 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, görevsizlik kararının kesinleştiği gün ile başvurma günü arasında 10 günden fazla bir süre geçtiği gibi, davacının başvurusu olmaksızın re'sen gönderilen dava dosyası nedeniyle görevli mahkemede görülen dava görevsiz mahkemede açılan davanın devamı sayılamaz.
Hal böyle olunca, H.U.M.K.’nun 193.maddesi hükmü gözetilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın işin esası hakkında yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları bu yöne ilişkin olarak yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 8.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy