MAHKEMESİ : HAYRABOLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 09/07/2008
NUMARASI : 2007/125-2008/125
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 626 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının komşu parsel malikleri olan davalılar tarafından kullanıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kamil, davacının murisi tarafından açılan ve redle sonuçlanan dava nedeniyle kesin hüküm bulunduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar S.ve A.hakkındaki davanın dava tarihinden önce öldükleri diğer davalı Kamil hakkındaki davanın ise kesin hüküm nedeniyle d reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi ..raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 626 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalıların taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı, dava tarihinde davalılardan S.ve A.'in ölü olduğu anlaşılmaktadır.
Dava tarihinde ölü olduğu anlaşılan davalılardan S.ve A. hakkındaki davanın 4.5.1978 tarih 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; bilindiği üzere, HUMKnun 237. maddesi gereğince yeni açılan bir davaya karşı o davanın daha önce kesin hükme bağlanmış olduğunu söyleyebilmek için birinci dava ile ikinci davanın konularının dava sebeplerinin ve taraflarının aynı olması gerekir. Elatmanın önlenmesi haksız eylem niteliğinde olduğundan, devam ettiği müddetçe her zaman dava açılabilir. Kesin hüküm ancak hüküm anındaki durumu tespit eder. Hükümden sonraki döneme etkili değildir. Bu nedenle yeni meydana gelen vakıalara dayanarak açılan ikinci dava, birinci davadaki kesin hükme aykırı düşmez, davanın dinlenmesi gerekir. Somut olayda çekişmeli taşınmaz aynı ise de iki davanın sebepleri farklı olduğu gibi tarafları da farklıdır. İkinci dava, birinci davada taraf olmayan Metin Kılıç tarafından açılmıştır.
Hal böyle olunca, davalı K.hakkındaki davanın esasına girilip, müdahalenin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 8.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy