MAHKEMESİ : LAPSEKİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/07/2008
NUMARASI : 2007/66-2008/100
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı G... Ş...’ın ölümünden kısa süre önce 462, 643, 926 ve 928 parsel sayılı taşınmazlardaki eşinden intikal eden miras hissesi ile kendisine ait 836 parsel sayılı taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı H... Ş...’a satış suretiyle temlik ettiğini, davalı Hasan’ın daha sonra 462 parseldeki payını diğer davalı H... Ş...’a devrettiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, temliklerin bedelsiz olduğunu belirterek davacı İ... payı yönünden davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece, taşınmazların temlikinin muvazaalı olduğu ve davalıların davayı kabul ettikleri gerekçesiyle davanın kabulü ile miras payı oranında davacı adına tescile karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalılardan H... Ş... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tüm mirasçılar adına tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın pay oranında kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere, özellikle davadaki isteğin nitelik ve içeriğine göre, iptal ve tescil isteği tereke adınadır. Esasen bu istek gözetilerek terekeye temsilci atanmış ve temsilci 25.01.2008 tarihli oturuma iştirak etmiş, ancak sonraki oturumlara katılmamıştır.
Hemen belirtilmelidirki, terekeye temsilci atanmasıyla, mirasçıların davadaki sıfatlarının sona ereceği davayı takip etme yetkisinin tereke temsilcisine ait olacağı açıktır. Oysa 25.01.2008 tarihinden sonraki oturuma tereke temsilcisi iştirak etmediğine göre, davanın HUMK’nun 409. maddesi hükmü uyarınca işlemden kaldırılmasına ve 3 aylık süre içinde yenilenmemesi nedeniyle de açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken anılan bu husus gözetilmeksizin işin esası yönünden yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir.
Kaldıki, mirasçıların davayı takip etmeleri neticeye etkili değildir.
O halde, davacının davada sıfatı kalmayacağı sebebiyle temyiz dilekçesinin reddine,
Davalı Hasan’ın temyiz isteminin kabulüne, hükmün yukarıda değinilen hususa hasren HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 4.5.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.