MAHKEMESİ : DÜZCE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2008
NUMARASI : 2006/209-2008/155
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,.parsel sayılı taşınmazda kayden bağımsız bölüm maliki olduğunu, depremde binanın yıkılması sonucu arsada paydaş hale geldiğini, davalının komşu taşınmazı birleştirerek inşaat yapma ve diğer paydaşların paylarının alınması gerektiği konusunda kendisini ikna ettiğini, bunun karşılığında yapılacak pay devirleri sonucu inşa edilen binada kendisine de bağımsız bölüm vereceğini belirttiğini ve aralarında yazılı anlaşma yaptıklarını, kendisinin payını devrettiği halde, davalının payını devretmediğini ileri sürerek iptal ve tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflarca yapılan sözleşmenin trampa anlaşması olduğu Borçlar Kanununun 211/son maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değerden reddedilip gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu .... Parsel sayılı taşınmazda davacının kayden paydaş olduğu, davalının ona komşu .... Parselin pay daşı olduğu, taraflar arasında 24.4.2002 tarihli düzenlenen sözleşmede belirtildiği üzere davacı ....parseldeki 320/ 2560 payını davalıya devredecek, davalıda .parselde ..../.... payını davacıya intikal ettirecek ve davalının bu paylarına ilaveten sözleşmede belirtilen paranın da davacıya ödenmesi taraflar arasında kararlaştırılmıştır.
Davacı, malik olduğu payı kayden davalıya intikal ettirmiş, ancak davalı aleyhine, dava dışı kişilerin açtıkları şufa davası sonucu, davalıya ait payların iptal edilerek şuf'a davasının davacıları lehine tescil kararı verilmek suretiyle hükmün 27.3.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İddianın ileri sürülüş biçimi ve içeriğine göre, davalı dayanılan sebebin hile olduğu açıktır.Öyle ise, mahkemece nitelendirmede hataya düşülerek davanın reddinin doğru olduğu söylenemez. Diğer taraftan, davalının davacıya iade etmesi gerekli olan payların davacıya iadesi olanaksız bulunduğuna göre, .... parsel ile ilgili yapılan pay temlikinin geçerli bir hukuki sebebinin bulunmadığı sicilin illetten mücerret hale düştüğü açıktır.
O halde; davacının taraflar arasında yapılan yazılı sözleşmede öngörülen bedel konusunda Borçlar Kanununun 81.maddesi hükmüde gözetilmek suretiyle alınan bir bedel var ise, davacıya önel verilerek bedelin davalıya ödenmek üzere depo ettirilmesi ve ondan sonra davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy