MAHKEMESİ : KIRKLARELİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/12/2007
NUMARASI : 2005/105-2007/732
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 206 parsel sayılı taşınmazının başka köyde bulunan 9 parsel sayılı taşınmaza ilave edilip, mükerrer kadastroya tabi tutulduğunu, 206 parselin ise re'sen iptal edildiğini ileri sürerek, kendisine ait olup davalı adına kayıtlı 9 parsele isabet eden kısmın kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, taşınmazı ihale ile satın aldığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iddialarını kanıtladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; B... Köyündeki davacıya ait 206 parselin 06.08.1951 tarihli tescil ilamına dayalı olarak önceki malik adına 15.12.1970 yılında tapulamaya tabi tutularak tespit ve tescil edildiği, davalıya ait 6 ada 9 parselin ise öncesinde 17.9.1938 tarihinde T... Ş... (U... Köyü) 1 parsel olarak tespit ve tescit edildiği, daha sonra ifrazen 6 ada 2,3,4,5,6,7,8,9 parsellerin oluştuğu 26.7.1996 tarihinde 2859 Sayılı Yasa gereğince çalışma yapıldığı ve kesinleştiği, 9 parselin halihazır çapının bu suretle oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; Tapulama ve kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların hukuksal ve geometrik durumlarını tesbit eden görevlilerin, ölçü hesaplama ve çizimlerde hata yaptıkları, kadastral kroki ve paftaların her zaman mülkiyet durumunu doğru olarak yansıtmadığı uygulamada bilinen bir gerçektir. Zamanımızda, kadastral ölçü ve hesaplamalarda kullanılan araç, gereç ve cihazların çok gelişmiş olmasına rağmen bu tür hatalara yine rastlanılmaktadır. İşte bu hataların düzeltilmesi zorunluluğu karşısında daha önce bazı yasal düzenlemeler yapılmışsa da; yetersiz kaldığından 25.6.1983 tarihinde 2859 Sayılı Tapulama ve Kadastro paftalarının yenilenmesi hakkındaki yasa yürürlüğe konulmuştur.
Söz konusu yasanın 1. maddesinde belirtildiği üzere “teknik nedenlerle yetersiz kalan uygulama niteliğini kaybeden veya eksikliği görülen ve en az bir mevki ya da ada biriminde zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen tapulama ve kadastro paftaları...” yenilenir.
Yenilemenin yapılış biçimi uygulanacak teknik yöntemler uygulanması gereken usul ve kurallar ise bu yasanın 6. maddesi hükmü uyarınca çıkarılan yönetmelikte daha detaylı olarak açıklanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki; yenileme işlemi, önceki kadastro ile saptanan mülkiyet ve geometrik durumu yok sayan veya tamamen hükümsüz kılan yeni bir kadastro çalışması değil mümkün olduğu ölçüde aslına sadık kalınarak onun eksikliklerini tamamlayan sınırlarında ve yüzölçümlerinde görülen yanlışlıkları “orantı” ve “dengeleme” kurallarına göre düzelten bir önceki kadastroya ek bir işlemdir. Bunun doğal sonucu olarak yözölçümünde ve sınırlarında herhangi bir yanlışlık ve eksiklik bulunmayan parseller yenileme dışı bırakılır, üzerinde hiçbir değişiklik yapılamaz.
Somut olayda; çekişmeli bölümün yenileme çalışmalarından önce 9 sayılı parselin içerisinde kalıp kalmadığı açıklığa kavuşturulmuş değildir.
Ayrıca mahkemece yapılan uygulama sonucu elde edilen teknik bilirkişi rapor ve krokisinde bu konuda yeterli bilgiye yer verilmemiştir. Esasen uyuşmazlığın çözümü 9 parselin ifrazından önceki ana parsel olan 6 ada 1 parselin geometrik durumun belirlenmesi, diğer bir deyişle 1 parselin çapının uygulanması 9 parselin bu parsel içinde isabetettiği yerin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanmasıyla mümkündür.
Hal böyle olunca, mahkemece yeniden yerinde uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile yukarıda sözü edilen ilkeler doğrultusunda inceleme ve uygulama yapılması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 2.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy