MAHKEMESİ : HATAY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/11/2008
NUMARASI : 2007/17-2008/325
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, miras bırakan babaları K. Y. In kendilerini mirastan mahrum bırakmak ve mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak çekişmeli taşınmazlarını davalı damadı C. D.e satış göstererek bedelsiz devrettiğini ileri sürüp miras payları oranında tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı murisin Bankadan çekilen krediye karşılık . parsel sayılı taşınmazın ipotek edildiğini, ipotek bedelinin ödenmemesi üzerine Bankanın yasal takibe başladığını, murisin icra yoluyla taşınmazın satılması halinde büyük zarara uğrayacağını yakın çevresine bildirerek taşınmazın satın alınmasını talep ettiğini, bunun üzerine taşınmazın ipotek bedelini ödeyerek gerçek değeri ile satın aldığını, rızai taksim sonucu ifrazen oluşan parsellerin adına tescil edildiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, işlemin danışıklı olduğu gerekçesiyle davacı N.Y.ın davasının kısmen kabulüne, davacı M.A. 'in davasının kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 30.6.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Mahmut Dönmezer ile temyiz edilen vekili Avukat M.A. A. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi . 'ın tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, Borçlar Yasasının 18.maddesinden kaynaklanan muris muvazası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali, tescil isteğine ilişkindir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile temlikin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, muvazaalı olarak yapıldığı saptanmak suretiyle mahkemece davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, hükme esas alınan ve miras bırakan K. Y.’ın mirasçılık belgesinin incelenmesinden, murisin mirasçılarının tümünün çocukları olduğu çocuklarının miras paylarının eşit olması gerekirken kimi çocuklarının miras paylarının 3/24, kimi çocuklarının ise 2/24 olarak belirlendiği görülmektedir.
Bu durumun göz ardı edilmesi halinde ilerde taraflar arasında yeni uyuşmazlıklar doğacağı kuşkusuzdur.
Öte yandan, tapu sicillerinin tutulması ve oluşturulması kamu düzeniyle ilgili olup, bunun sonucu olarak hakim doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Hal böyle olunca mirasçıların gerçek paylarını gösterir yeni mirasçılık belgesi alınması için davacıya süre verilmesi ve ibraz edilecek mirasçılık belgelerindeki paylar oranında iptal tescile karar verilmesi gerekirken değinilen husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalının temyiz itirazı değinilen yön itibariyle yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedene hasren HUMK' nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 625.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına ve alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy