MAHKEMESİ : ADALAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/01/2008
NUMARASI : 2007/32-2008/1
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı olduğu 9 parsel sayılı taşınmazına davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın müdahalede bulunduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur.
Davalı, taşınmazda paydaş olduğunu belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının müdahalesi sabit görülerek, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne; ecrimisilin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değerden reddedilip, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 9 parsel sayılı taşınmazda davacının ve dava dışı kişilerin paydaş olup, taşınmazın vasfının bahçeli kargir apartman olduğu ve davalının 2 nolu bağımsız bölümü kullandığı, davadan önce açtığı tescil davaları sonucunda 9 parselde bir kısım payların kendisi adına tesciline karar verildiği, kararların kesinleştiği ve bu suretle oluşan payların 28.01.2008 tarihinde dava dışı N... D... 'a sattığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 9 parsel sayılı taşınmazda kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmamış binanın bulunduğu da sabittir. Öyleyse, davalının taşınmazda payı olmasına karşın, karardan sonra payını sattığı ve ecrimisilden sorumlu tutulabilmesi için davalının paydaş olduğu dönemde harici taksimin yada fiili kullanma biçiminin bulunup-bulunmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur.
Türk Medeni Kanununun 688.maddesi hükmüne göre paylı mülkiyet birden çok kimsenin, maddi olarak bölünmüş olmayan birşeyin tamamına belli paylarla malik olmaları halidir. Ayrıca başka türlü belirlenmedikçe paydaşlara ait payların eşit sayılacağı öngörülmüştür.
Hal böyle olunca, taşınmazda tüm paydaşları kapsayan harici taksim yada fiili kullanma biçimi bulunup bulunmadığının saptanması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.05.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.