MAHKEMESİ : KOZAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/12/2005
NUMARASI : 2002/132-2005/432
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, dava konusu 133 ada 164 ve 167 parsel sayılı taşınmazların kendilerine miras bırakanlarından intikal ettiğini, taşınmazlarda davalı Belediyece 3194 sayılı yasanın 19. md.leri gereğince imar düzenlemesi yapıldığını, imar uygulamasının idare mahkemesi kararı ile iptal edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının eski hale getirilerek tescili isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı Belediye, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya karşı beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava tapu kayıtlarının eski hale getirilerek ihyası isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden, davacılara miras bırakanlarından intikal eden dava konusu 133 ada 164 ve 167 parsel sayılı taşınmazların davalı Belediye tarafından 3194 sayılı İmar Yasasının . gereğince imar uygulamasına tabi tutularak 599 ada 5,6,8 nolu imar parsellerine şuyulandırıldığı, davacılar tarafından Adana 1. İdare Mahkemesinde açılan dava sonucu 29.3.1993 gün 1993/847 Esas, 1993/862 sayılı karar ile anılan imar uygulamasının iptaline karar verildiği ve verilen kararın derecattan geçerek 17.3.1995 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Davacılar imar uygulamasının iptali nedeni ile tapuların iptali ile eski kadastral durumun ihyası isteği ile eldeki davayı açmışlardır.
Somut olayda, Belediyenin 3194 sayılı yasanın 18. md. gereğince yapılan imar uygulaması idari yargı yerinde iptal edilmiş ve iptal kararı kesinleşmiştir.Böylelikle imar şuyulandırması sonucu oluşan kayıt illetten yoksun duruma düşmüş, diğer bir deyişle yolsuz tescil halini almıştır.Yasal dayanağı kalmayan bir kaydın korunması devletin doğru sicil oluşturma ve dolu pafta sistemine aykırı düşeceği de açıktır.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş isteğe bağlı olarak kadastral parsellerin ihyasına başka bir söyleyişle imar uygulamasından önceki kadastral parsellerin geometrik durumu esas alınarak kadastral kayıt malikleri adına tescil kararı vermekten ibarettir.
Kadastral parsellerin yeniden tescilinin imar mevzuatı ve kamu yararına uygun olup olmadığı genel mahkemenin bu tür davada tartışabileceği bir konu değildir.
Nevarki, imar parselleri maliklerinden Z... Y...’ın dava tarihinde ölü olduğu görülmektedir.4.5.1978 tarih 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ölü kişi aleyhine dava açılamaz.Ayrıca mirasçıların da sonradan davaya dahil edilmiş olması onlara taraf sıfatı kazandırmaz.
Hal böyle olunca, Z... Y...’ın mirasçıları aleyhine dava açılması için davacılara önel verilmesi açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi, ondan sonra yukarıda özetlenen ilkeler doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacıların temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428. md. gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy