MAHKEMESİ : KADIKÖY 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/12/2008
NUMARASI : 2007/430-2008/322
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, E... M... O...’in halen vesayet altında olduğunu, mahcurun 60 parsel sayılı taşınmazdaki 1 bağımsız bölümü hibe suretiyle davalıya temlik ettiğini, temlik tarihinde 83 yaşında olan mahcurun davalı tarafından kandırılması ve baskı görmesi sonucu temlikin yapıldığını ileri sürüp hile, hata, ehliyetsizlik ve ikrah nedenleriyle tapu kaydının iptali ile mahcur adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, Dairece; “…kamu düzeniyle ilgili olan ehliyetsizlik hukuksal nedeni yönünden öncelikle inceleme yapılması gerekirken bu yönden mahkemece yeterli bir araştırma yapılmış değildir. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilke ve olgular göz önünde bulundurularak gerekli araştırmanın yapılması, davacının çekişmeli taşınmazın temlikine dair akit tarihinde ehliyetli olduğunun saptanması halinde, diğer hukuki sebeplerin üzerinde durularak soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir” gerekçesiyle bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak yapılan araştırma ve soruşturma sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, ehliyetsizlik, hata, hile, hukuksal nedenine dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme sonunda akit tarihinde davacı E... M... O...’in ehliyetli olduğu, dayanılan hata, hile ve ikrahında kanıtlanamadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen davacıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, dava dilekçesinde gösterilen dava değeri üzerinden davada vekille temsil edilen davalı yararına avukatlık ücreti taktir ve tayın edilmesi gerekirken, keşfen belirlenen ve fakat yargılama aşamasında harcı ikmal edilmeyen değer üzerinden fazla vekalet ücretinin hüküm altına alınması doğru değildir.
Davacıların, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedene hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy