MAHKEMESİ : SARIYER 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/07/2008
NUMARASI : 2006/347-2008/276
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 822 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan villaya kızı olan davalı C.. S. ve damadı olan davalı A..Ö... kendilerine yapılan ihtara rağmen haksız olarak müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, taşınmazda davacının rızası ile oturduklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların ihtarname tebliğinden sonra fuzuli şagil durumuna düştükleri gerekçesiyle elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, karı koca olan davalıların taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı, ancak taşınmazı kullanmalarının davacının muvafakatine dayalı olduğu ihtar çekilmekle muvafakatın geri alındığı mahkemece belirlenmek ve bu olgu benimsenmek suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı davalılara çekmiş olduğu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün sonra taşınmazın kullanımına son verilmesini (04.09.2006 tarihi) ve bu tarihten geriye doğru 5 yıl süre için ecrimisil talep etmiştir. Bu tarihten önceki süreç için davalıların muvafakatle kullandıkları mahkemece de saptanıp, bu olgu benimsendiğine göre bu süre için ecrimisile hükmedilmemiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Öyleyse tarafların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, mahkemece ihtarnamenin tebliğ edildiği 04.08.2006 tarihinden 04.09.2006 tarihine kadar olan 1 aylık süre için ecrimisil karar altına alınmıştır. Oysa davacı ihtarnamenin tebliğinden itibaren davalılara 30 günlük tahliye süresi tanıdığı gözetildiğinde 04.08.2006-04.09.2006 tarihleri arasındaki sürenin de muvafakat edilen süre olarak kabul edilerek ecrimisilin 04.09.2006 tarihinden dava tarihine kadar olan süre için hesaplanması gerekeceği tartışmasızdır. Ne var ki; bu süre bakımından da ecrimisile yönelik bir istek bulunmamaktadır. Bu belirlemeye göre ecrimisilin tümden reddine karar verilmesi ve buna göre belirlenecek karar ve ilam harcının hüküm altına alınması gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir.O halde davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.