MAHKEMESİ : HARRAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/05/2008
NUMARASI : 2007/185-2008/53
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden davalıya ait ..parsel sayılı taşınmazın II. Derece sit alanı içerisinde bulunduğunu, korunması gerekli kültür varlığı olması nedeniyle yeni yapılaşmaya izin verilmediği, davalının 2863 Sayılı Yasa hükümlerine aykırı biçimde inşai faaliyette bulunduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve eski hale getirme isteğinde bulunmuştur.
Davalı, yanıt vermemiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerindeki korunması gerekli kültür varlığı niteliğindeki kargir evin koruma kurulundan izin alınmaksızın yıkıldığı ve yerine yeni inşaat yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, Sit alanına elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin olup, mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerindeki korunması gerekli kültür varlığı niteliğindeki kargir evin koruma kurulundan gerekli izin alınmaksızın yıkılarak yerine yeni inşaat yapıldığının belirlenmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;
Ne varki, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada HUMK:'nun 413 maddesi ile 492 sayılı harçlar kanununun 26.27.28.30 ve 32 maddelerinde öngörüldüğü biçimde işlemin yerine getirilmesi ve gerekli harcın alınması zarureti vardır.
Bilindiği üzere, Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. Bir başka ifadeyle 492 Sayılı Harçlar Yasasının öngördüğü düzenlemeler re’sen gözetilmesi gerekli ve kamu düzenine ilişkindir. O halde, kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği izahtan varestedir.
Oysa somut olayda, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde davacının harçtan muaf olduğundan bahisle harç alınmasına yer olmadığı yönündeki kurulan kararın doğru olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca, belirlenecek nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu yönde hüküm kurulmamış olması doğru değildir.
Bu husus aleyhe bozmanın istisnasını teşkil etmesi nedeniyle, davalının bu yöne değinen temyiz itirazlarının kabulüne, hükmün açıklanan nedene hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.