MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2006
NUMARASI : 2006/459-2006/706
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, hükme bağlanan muvazaa nedeniyle iptal-tescil veya tazminat davasında taleple bağlı kalınarak 12000 TL. tazminata hükmedildiğini, belirlenen tazminat miktarının 34,777,64 TL. olduğunu, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu ileri sürerek 22.777.64 TL. tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,Türk Medeni Kanununun 571. maddesinde öngörülen yasal sürenin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacının bir kısım taşınmazlar yönünden muris muvazaası nedeniyle iptal tescil veya tazminat, bir taşınmaz için ise tenkis veya tazminat istemi ile açtığı dava sonucu, taleple bağlı kalınarak bir miktar tazminata hükmedilmiş, davacının anılan davada fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması nedeniyle bakiye tazminatın tahsili istemi ile eldeki davayı açtığı, mahkemece 1 yıllık yasal süre içerisinde tenkis isteğinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki, iddianın açıklanan içeriği itibariyle davada tenkis hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Zira davacı tarafından açılan 1998/24 Es. Sayılı davada bu husus araştırılmış ve tenkis davası açılması için gerekli süre içerisinde tenkis isteğinde bulunulduğu kabul edilmiştir. Eldeki davada ise 04.5.2006 tarih 1998/24 Es. 2006/139 Kr. Sayılı kesinleşmiş ilam ile belirlenen tazminattan kalan alacağın tahsili istenmektedir.
O halde, olayda tenkis durumunda söz konusu olan 1 yıllık hak düşürücü sürenin değil BK’nun alacağa ilişkin 125.maddesinin uygulanması gerekmekte olup eldeki davanın bu süre içerisinde açıldığı da sabittir.
Hal böyle olunca, işin esasına girilerek gerekli inceleme ve araştırma yapılması, hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.