MAHKEMESİ : AKHİSAR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/03/2009
NUMARASI : 2008/340-2009/106
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 16 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından tek katlı ev ve müştemilat yapılmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve yıkım isteminde bulunmuştur.
Davalı, tecavüzün imar ile oluştuğunu belirterek, savunma yoluyla temliken tescil istemiştir.
Asıl davanın reddine , temliken tescil isteğinin kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “..... taşkın inşaat sahibinin kendisine karşı açılan el atmanın önlenmesi davasında Türk Medeni Kanununun 725.maddesinde öngörülen koşulların lehine gerçekleştiğini ileri sürerek, savunma yoluyla temliken tescil istemesi mümkün ise de, haksız inşaatta savunma yoluyla Türk Medeni Kanununun 724.maddesi hükmü gereğince savunma yoluyla temliken tescil istenilmesine yasal olanak yoktur. Oysa, mahkemece bu kural gözardı edilmek suretiyle açılan bir temliken tescil davası bulunmadığı gözetilerek ayrı bir davaya konu teşkil ettiği gerekçesiyle bu istek bakımından ret kararı verilmemesi isabetsiz olduğu gibi, imar parselin oluşumunun dayanağını teşkil eden idari kararı ortadan kaldıracak şekilde taşınmazın ifrazına ve bu şekilde temliken isteğinin kabul edilmiş olmasının da yasal olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilkeler gözetilmek suretiyle, yapının kaim bedelinin tesbit edilerek davalıya ödenmek üzere davacıdan alınarak mahkeme veznesine yatırılmasının temin edilmesi, ondan sonra asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir” gerekçesiyle bozulmuş olup, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne; temliken tescil isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, imar parseline el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde çekişme konusu taşınmazdaki davalıya ait yapının kaim bedelinin tespit edilerek davalıya ödenmek üzere mahkeme veznesine depo edilmek suretiyle el atmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmiş olması doğrudur. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Nevarki, tecavüzlü durumun meydana gelmesi davalının iradesi dışındaki kamusal işlem sonucu oluştuğundan davalıya kusur yüklenemez. Buna göre yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulamayacağı da açıktır.
Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü, HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.07.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy