MAHKEMESİ : KIZILTEPE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/03/2009
NUMARASI : 2007/608-2009/81
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu .parsel sayılı taşınmaza davalıların komşu parsellerden haksız müdahale ettiklerini ileri sürüp elatmanın önlenmesine ve 7.500.-YTL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dahili davalılara yönelik davadan ve ecrimisil isteğinden feragat etmiştir.
Davalı C. Ve dahili davalı Ş. , dava konusu taşınmaza müdahaleleri bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Diğer davalı ve dahili davalılar, yargılamaya katılmadıkları gibi davaya cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece, bir kısım davalılar yönünden ve ecrimisil isteğinden feragat edildiği, çekişme konusu taşınmaza komşu . ve . Parselden davalıların haksız müdahale ettikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar C. Ve A. Tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla tetkik hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu . Parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait bulunduğu, davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakları olmadığı, komşu . parsel sayılı taşınmazın ifraz sureyle kapatılarak bir çok parselin oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davacı, davalıların komşu parsellerden maliki bulunduğu taşınmaza haksız müdahale ettiklerini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Bilindiği üzere; çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının yada kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşife hazırhale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan kısımların sınırları tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır. Daha sonra belirlenen bu durum gözönünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı; bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkca gösteren kroki ve rapor alınmalıdır.
Somut olayda, mahkemece yapılan araştırma ve uygulamanın hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca; mahallinde yeniden uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak dava konusu . parsel sayılı taşınmaza komşu . Parsel sayılı taşınmazın ifraz gördüğü dikkate alınarak oluşan yeni hangi parsellerden, kim tarafından dava konusu taşınmaza müdahalede bulunulduğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması, uygulamayı gösterir denetime elverişli rapor alınması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, davada taraf sıfatı bulunmayan H. K. Hakkında da elatmanın önlenmesine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalılar C. Ve A. ’in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy