MAHKEMESİ : ÜSKÜDAR 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/2008
NUMARASI : 2004/155-2008/300
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı idare, 736 ada 9 parsel, 714 ada 2 ve 3 parsel, 715 ada 1 parsel ve 739 ada 1 parsel sayılı taşınmaz paydaşlarından A... Ve M... 'nin nerede olduklarının bilinmediği, kayyım tayin edilip, kayyımla idare süresinin dolduğu, 2 parsel sayılı taşınmazın mahkeme kararı ile adlarına tesciline karar verilmesine rağmen, kayıttaki takyidatlar dolayısıyla tescilinin yapılamadığını, taşınmazların aslının vakıf olduğunu ileri sürerek, A... ve M... 'nin gaipliğine, A... Ve M... Adına olan payların adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
İhbar olunan ise, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 9 parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer taşınmazlar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu iptal-tescil ve gaiplik kararı verilmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 9 parsel sayılı taşınmaz dışındaki, diğer taşınmazlardaki A... Ve M... Payları bakımından yürürlükten kaldırılan 2762 Sayılı Yasanın 29. ve halen mer'i olan 5737 Sayılı Yasanın 17. maddesi gözetilmek suretiyle kabul kararı verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. O halde, davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davacı vakıfların 9 parsel sayılı taşınmazla ilgili temyiz itirazlarına gelince; sözkonusu taşınmazda da A... Ve M... paydaş iken, diğer paydaşlar tarafından izale-i şuyu davası sonucunda, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş ve anılan kararın kesinleşmesini takiben eldeki davanın devamı sırasında taşınmaz satış suretiyle el değiştirmiştir.
O halde, taşınmaz el değiştirdiğine göre, HUMK.'nun 186. maddesi hükmünün eldeki davada uygulanabilirliği meydana gelmiş ve davacı vakıfların başlangıçtaki ayın isteği 28.6.2004 tarihli dilekçe ile bedele dönüştürülmüştür.
Öyle ise, taşınmazın satışından kaynaklanan bedel bankaya bloke edildiğine göre, Andan ve Mari paylarına tekabül eden satış bedelinin davacı vakıflara ödenmesi gerekeceği, bunun da eldeki davanın konusunu teşkil edeceği tartışmasızdır.
Buna göre, A... Ve M.. paylarına tekabül eden bedelin davacı vakıflar idaresine ait olacağı ve ödenmesi gerekeceği yönünde karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle isteğin ayrı bir davanın konusunu teşkil edeceğine değinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Davacının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 8.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy