MAHKEMESİ : SİVRİHİSAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/02/2009
NUMARASI : 2007/120-2009/24
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 637 ve 638 parsel sayılı taşınmazlarına davalıların elektrik direği dikmek, su pompası ve dinamo yerleştirmek, su borusu geçirmek ve yol olarak kullanmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davacının rızası ile sulama tesisatını kurduklarını, kendisinin yol olarak kullandığı yeri de rızası ile kullandıklarını, ücretsiz olarak 7 yıldır davacının taşınmazını suladıklarını, davacının uyarısından sonra yolu kullanmaktan vazgeçtiklerini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, elatma olgusunun keşfen belirlendiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazların kayden davacıya ait olduğu, bilirkişi raporu ve krokisinde gösterilen yerlerin davalının işgalinde bulunduğu anlaşıldığına göre, kayda üstünlük tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, davalının savunması ve davacının keşif sırasında savunmayı kısmen doğrulayan beyanlarına göre, çekişmeli yerlerin kullanımının taraflar arasındaki anlaşmaya konu edildiği, davalının bu nedenle davacı tarafından kendisine teslim edilen yerde muvafakata dayalı olarak zilyet bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; yukarıda anılan muvafakatın açılan dava ile geri alındığı dikkate alınarak, dava tarihine kadar işgalin haksızlığından söz edilemeyeceği gözönünde tutulup ecrmisil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 8.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.