MAHKEMESİ : DÜZİÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/03/2008
NUMARASI : 2006/189-2008/55
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı olan babası Musa’nın mirastan mal kaçırmak amacıyla dava konusu 1024 ada 96, 99 ve 110 parsel sayılı taşınmazları muvazaalı satış işlemi ile davalılara temlik ettiğini ileri sürerek, iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar ve dahili davalı, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, muvazaa olgusunun kanıtlandığı gerekçesiyle davalı S...ve dahili davalı M... Hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın ise vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı S... ve dahili davalı M...tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu 110 parsel sayıl taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişmeli taşınmazın, miras bırakan tarafından tapuda kayıtlı olmadığı bir dönemde davalı Selahattin'e satıldığı gözetilerek kadastroca 772 parsel altında 13.07.1978 tarihinde tespit edildiği ve 29.03.1979 tarihinde tespitin kesinleştiği, daha sonra da dava konusu 1024 ada 110 parselin ifraz suretiyle oluştuğu ve davadan önce diğer davalı Murat'a satış yoluyla temlik edildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere; muris muvazaası iddiasına dayalı davalarda, 1.4.1974 tarih ve 1/2 sayılı İnançları Birleştirme kararının uygulanabilmesi için miras bırakanın adına tapuda kayıtlı olan bir taşınmazı bizzat veya temsilcisi aracılığıyla ve mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla temlik etmiş olması gerekmektedir.
Oysa, somut olayda çekişmeli taşınmazın, tapusuz olduğu dönemde (kadastro öncesinde) davalıya satış adı altında devredildiği, böylece mülkiyetin o tarihte davalıya geçtiği anlaşılmaktadır. Tapusuz yerlerin devri sebebiyle olayda 1.4.1974 tarih ve 1/2 sayılı İnançları Birleştirme kararının uygulanma yeri bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, davanın 110 parsel yönünden de reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Davalılar S....ve M...'ın temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 6.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.