MAHKEMESİ : AKHİSAR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/07/2008
NUMARASI : 2007/51-2008/284
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar ıslah ettikleri dava dilekçesinde; miras bırakanları Ş.K.ın kendilerinden mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak 429 ada 52 parsel sayılı taşınmazını davalı kızına satış göstererek temlik ettiğini ileri sürüp, miras payları oranında satışın iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı, murisin taşınmazlarını mirasçıları arasında paylaştırmayı amaçladığını, davacıların babası F.K.’ın kök muristen hakkını aldığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair karar, Dairece; "…belirtilen i.çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak tüm mirasçıları kapsar biçimde paylaştırma yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince davacının miras payı oranında tapunun iptal ve tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacıların davada miras payları oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulundukları görülmektedir. Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu, dava konusu taşınmazın değerinin 11.320.-YTL, davacıların miras payları toplamının ise 3/21 olduğu, bu durumda iptal edilen dava konusu payların değerinin 1.617.14.-YTL'yi bulduğu görülmektedir.
Davacı vekili keşiften sonra, davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görev itirazında bulunmuştur.
Bu durumda, HUMK’nun 8. maddesini değiştiren 17.4.2004 tarihli 5219 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan; kabul tarzı itibarı ile de, davada pay oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunulduğu gözetilerek, taşınmazın iptal edilen payların değeri üzerinden taraf yararına harç ve vekalet ücreti takdiri gerekirken, fazla harç ve vekalet ücreti takdiri de doğru değildir.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden davacıların iptal ve tecil talep ettikleri miras paylarının toplam değeri dikkate alınarak davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına
girilerek karar verilmiş olması doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklan açıklanan nedene hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.02.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy