MAHKEMESİ : ADANA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/02/2009
NUMARASI : 2008/627-2009/36
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanlarının paydaşı olduğu 8 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma kararı uyarınca yapılan işlemlerin mirasçılara usulüne uygun tebliğ edilmediğini, Kamulaştırma Yasasının 17.maddesi uyarınca açılan dava sonucu hükmen Hazine adına tescil edildiğini, işlemlerin usulsüz ve tescilin yolsuz nitelikte olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve mirasçılar adına tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, işlemlerin yasalara uygun olarak gerçekleştirildiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece;"Hazine adına hükmen tescile ilişkin kararın usulüne uygun kesinleşmediği, hükmün temyizi için taraflara imkan sağlanması, sonucunun beklenilmesi ondan sonra bir karar verilmesi" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucu konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 03.11.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden M..T.. vs. Vekili Avukat Y.K.. ile yine temyiz eden Hazine vekili Avukat D. G.. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, konusuz kalan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazın kamulaştırılması sebebiyle, açılan tescil davasının kabulle sonuçlandığı ve Adana 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/403 Esas - 1998/82 karar sayılı ilamı gereğince taşınmazın davalı Hazine adına tesciline karar verildiği ve böylece Hazine adına sicil kaydının oluşturulduğu, oysa bu tescil hükmünün temyizi üzerine kararın bozulduğu ve nihai kararla anılan davanın reddedilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.Hemen belirtilmelidir ki; tapu sicillerinin tutulması kamu düzeni ile ilgili olup buna ilişkin prensiplerden biri sicilin aleniliği (güvenilirliği), bir diğeri tescil, üçüncüsü Hazinenin kusursuz sorumluluğu ve sonuncusu ise sicilin geçerli ve hukuki sebebe dayalı olması başka bir ifade ile sicilin illetten mücerret olamayacağıdır. Gerçekten de, sicilinin dayanağını teşkil eden geçerli bir hukuki sebep yok ise anılan sicilin hukuken korunmasına olanak yoktur. Böylesi bir sicil Türk Medeni Kanununun 1025.maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil niteliğinde olup iptali gerekir.Davacılarda, Hazine üzerine oluşturulan sicil kaydının yolsuz tescil özelliği taşıdığını ileri sürerek, eldeki davayı açmışlardır. Bu durumda, açılan dava sonucu kurulacak hükümle mülkiyetin el değiştireceği tartışmasızdır. Böyle bir isteminde Türk Medeni Kanununun 716.maddesi hükmü gereğince dava yoluyla halledileceğinde de kuşku yoktur.
O halde, mahkemece açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir.
Öyleyse, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacıların, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK:'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden davacı vekili için 625.00.-TL. duruşma avukatlık parasının karşı taraftan alınmasına, 03.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy